BASLARKEN
Ceza hukuku toplumla iç içe olan bir bilim dalidir. Her gün ceza hukukunu ilgilendiren olay ve haberlerle karsilasilir. Bu olaylarin sonucunun ne olacagi hususunda ise çok yüzeysel bilgi sahibiyizdir. Halbuki her vatandasin çok temel derecede de olsa ceza hukuku bilgisinin olmasinda büyük yarar vardir. Özellikle de basinda ceza hukuku ile ilgili verilen haberlerdeki yanlislar toplumun yanlis bilgilenmesine neden olmaktadir. Örnegin tutuksuz yargilanmak üzere saliverilen bir kimsenin suçsuz oldugu düsünülür. Halbuki sadece tutuklama tedbirine gerek görülmemistir.
Bilindigi gibi, 1 Haziran 2005 tarihinde yeni ceza kanunumuz yürürlüge girmistir. Bu nedenle, yeni kanunun hepimiz bakimindan neler getirdigi, nelerin suç oldugu, nelerin suç olmadigi gibi sorularin cevaplandirilmasinda büyük yarar vardir. Ayrica günlük yasamda hepimizin aklina takilan sorular vardir, 'Acaba sunu yapmak cezalandirilir mi, cezasi nedir' gibi... Mesela, Digitürk'ü sifresini kirdirarak seyretmek suç mudur? Yine, son zamanda hirsizla yatak odasinda karsilasirsaniz, mesru savunma hakkiniz var; ama salonda karsilasirsaniz yok, gibi ceza hukuku ile alakasiz yazilar basinda çikti. Iste en çok karsilasabilecegimiz sorulara, basit bir dilde cevap vermek amaciyla bu yazi dizisi kaleme alindi.

1- Ceza kanununu bilmemek mazeret sayilir mi?
Türk Ceza Kanunu, sakinamayacagi bir hata nedeniyle kanunu bilmedigi için mesru sanarak bir suç isleyen kimsenin sorumlu olmayacagini hüküm altina almistir (md. 30/4).
Bu düzenleme, birçok Avrupa ülkesi kanununda yer alan ve ülkemiz hukuk düzeninde ilk defa hüküm altina alinmis bir düzenlemedir.
Bu suretle, örnegin dedesinden kalma tabloyu, normal bir tablo düsüncesiyle çok ucuza satan bir kimse, tarihi eser satmaktan dolayi sorumlu tutulamayacaktir. Zira kisi tablonun tarihi eser oldugunu bilseydi, zaten o fiyata satmazdi.
Ancak bu hüküm, suç isleyen herkesin 'Ben bilmiyordum' mazereti arkasina saklanmasina imkân saglayacak bir hüküm degildir. Hâkim, kisinin eylemi gerçeklestirirken, gerçekten de mesru oldugu düsüncesiyle hareket ettigini ve bu yanilgisindan da kaçinamayacak durumda olduguna kanaat getirmelidir.

2- Suç islendikten sonra kanun degisirse eski kanun mu, yeni kanun mu uygulanir?
Kural olarak, bir kimse suçu isledigi tarihte hangi kanun geçerli ise o kanun hükümlerine göre cezalandirilir. Ancak, kanunumuz failin suçu islemesinden sonra yapilan bir kanun degisikliginin failin lehine olmasi durumunda bir istisna taniyarak, bu hükmün fail suçu isledigi tarihte yürürlükte olmasa dahi ona uygulanmasi olanagini saglamistir.
Böylece örnegin eski kanun zamaninda gasp suçunu islemis bir kimsenin cezasi 10 yildan baslamaktayken, yeni Türk Ceza Kanunu bu suçun cezasini 6 yildan baslatmistir. Dolayisiyla, eski kanun döneminde gasp suçunu islemis olsa da, fail 10 yil degil, daha lehe olan kanun hükmü geregine 6 yil hapis cezasi alacaktir.

'Gasp' artik 'yagma' oldu
Burada akla söyle bir soru geliyor, lehe kanunun geçmise yürümesi imkâni ne zamana kadar geçerlidir?
Kanunumuz, 'Failin lehine olan kanun uygulanir ve infaz olunur' dediginden, lehe uygulama failin cezasinin infazi bitinceye kadar mümkün olacaktir. Böylece kanunumuz geçmise uygulanma olanagini, hüküm verilinceye kadar degil, infaz bitinceye kadar olmak üzere oldukça genisletmistir. Örneklerle açiklamak gerekirse, eski kanun döneminde gasp (kanunumuzdaki adiyla yagma) suçunu isleyen bir kimsenin yargilamasi devam ediyorsa, artik mahkeme 10 yil degil, 6 yil hapis cezasina hükmedecektir. Buna karsilik daha önce gasp suçundan mahkûm olmus ve cezasinin örnegin 7 yilini yatmissa, derhal saliverilecektir. 5 yilini yatmissa, artik 5 yil daha degil, sadece 1 yil daha yatacaktir. 9 yil 11 ay yatmissa, son bir ayi daha yatmasi beklenmeyecek ve saliverilecektir. Ama infaz bitmisse, artik yapacak bir sey yoktur, fazladan 4 yil yattim diye devletten alacakliyim seklinde bir talep hakki da söz konusu olamayacaktir.

12 bin mahkûm birakildi
Iste, zaman zaman kanun degisiklikleri sonucu cezaevlerinden mahkûmlarin toplu olarak saliverilmesinin nedeni budur. Nitekim yeni ceza kanunu dolayisiyla da yaklasik 12 bin mahkûm bu hükümden faydalanarak saliverilmistir.

3- Büyükelçiliklerde islenen suç, büyükelçiligin ait oldugu ülkede mi islenmis sayilir?
Hayir. Büyükelçiliklerin dokunulmazligi olmakla beraber, büyükelçilikler de ülke topragidir. Dolayisiyla Türkiye'deki büyükelçiliklerde islenen suçlarda da Türk kanunlari uygulanir. Ayni sekilde, Türkiye'nin örnegin Fransa'daki büyükelçiliginde bir suç islendigi takdirde, bu suç Fransa'da islenmistir ve dolayisiyla yetki Fransa mahkemelerindedir.

4- Yurtdisinda suç islemis vatandas, yabanci ülkeye iade edilir mi?
Bir suç dolayisiyla iade esas itibariyla Türkiye'deki yabancilar bakimindan mümkün. Kural olarak Türk vatandaslari, isledikleri suçlarla ilgili olarak yabanci ülkelere iade edilmezler. Ancak Anayasa'da yapilan bir degisiklikle uluslararasi ceza divanina taraf olmanin gerektirdigi yükümlülüklerle sinirli olmak üzere vatandasin iadesine olanak taninmistir. Yeni ceza kanunu da ayni prensibi kabul etmistir (md. 18).

Kast nedir, taksir nedir?
Kast, bir kimsenin bilerek ve isteyerek bir eylemi gerçeklestirmesi demektir. Taksir ise halk dilinde kaza denilen seydir. Yani bir kimsenin istemeden bir neticeye sebebiyet vermesidir. Örnegin, hizli araç kullanma sonucu bir kimsenin ölümüne neden olunmasi gibi. Bunun tanimini kanun söyle yapar: "Taksir, dikkat ve özen yükümlülügüne aykirilik dolayisiyla bir davranisin suçun kanuni taniminda belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçeklestirilmesidir" (md. 22/2). Böylece sakalasirken bir kimseyi öldürmek veya kaza sonucu öldürmeler taksirli öldürmedir. Ceza hukukunda, kast ile islenen eylemlerin cezasi daha agir, buna karsilik taksir ile islenen eylemlerin cezasi daha hafiftir. Buna karsilik kisinin alkollü olmasi gibi bilinçli taksir hallerinde ise hem ceza üçte birden yarisina kadar artirilacak (md. 22/3); hem de failin cezasi adli para cezasina çevrilemeyecektir (md. 50/4).

5- Bir suçu önceden planlayarak (taammüden) islemek daha agir mi cezalandirilir?
Kanun esas itibariyla bir suçun önceden planlayarak veya ani bir kararla islenmesi arasinda bir ayrim yapmaz. Dolayisiyla ani bir kararla da islense, önceden ayrintili bir planin neticesinde de islense faile ayni ceza verilir. Bunun tek istisnasi 'insan öldürme' suçu bakimindan söz konusudur. Kanunumuz bir kimsenin tasarlanarak öldürülmesi durumunda failin cezasinin artirilmasini öngörmektedir (md. 82).

6- Taksirli eylemi sonucu yakinlarini kaybedene ceza verilecek mi?
Yeni kanun, tamamen yeni bir hüküm getirmistir. Buna göre, "Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasiran failin kisisel ve ailevi durumu bakimindan, artik bir cezanin hükmedilmesini gereksiz kilacak derecede magdur olmasina yol açmissa, ceza verilmez" (md. 22/6).
Buna örnek olarak su olayi gösterebiliriz: Bir kimse, hizli araç kullanmasi sonucu kaza yapmis ve arabada bulunan esi ve çocuklarinin ölümüne neden olmus, kendisi ise yaralanmis, tibbi müdahale sonucu kurtarilmistir.
Iste kanun koyucu, bu anlattigimiz örnek olayda oldugu gibi, eylemi sonucu zaten yeterince aci çekmis olan bir kimseye ceza verilmeyebilecegini hüküm altina almistir.

7- Öldürmek istemiyordum, sadece terlik attim ama öldü...
Istediginden daha agir bir neticeye sebep olan kimse nasil cezalandirilacaktir? Örnegin, bir kimseye terlik atan bir kisi, magdurun bunun sonucunda ölmesi durumunda öldürmeden mi sorumlu tutulacaktir?
Eski kanunumuz bu bakimdan ölüm neticesinin terlik atmanin sonucu olmasini yeterli görmekteydi. Ancak, yeni kanunumuz bu bakimdan çagdas gelismeleri benimsemis ve bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için failin dikkatsizligi sonucu bu neticeye sebebiyet vermesini aramistir. Bu netice hiçbir sekilde öngörülemeyecek bir netice ise fail bu agir neticeden sorumlu tutulamayacaktir (md. 23).

TCK'da Ebu Garip yetkisi
8- Ceza kanunu nerede islenen suçlara uygulanir?
Kural olarak ceza kanunu Türkiye'de islenen suçlara uygulanir. Peki Türkiye neresidir? Kanun 8. maddesinde bunu belirler: Türkiye, Türk kara ve hava sahalari ile Türk karasularindan olusmaktadir.
Peki açik denizde suç isleyenler Türkiye'de yargilanabilir mi? Kanun, açik deniz ve bunun üzerindeki hava sahasinda bir Türk deniz veya hava aracinda veya bu araçlarla suç islenmesi halinde de suçun Türkiye'de islenmis sayilacagini açiklamaktadir.

Yabancilari yargilamak
Peki yabanci ülkede islenen suçlar hakkinda TCK'yi uygulama olanagi var midir? Kanunumuz degisik nedenlerle bunu kabul eder. Örnegin, suçun fail veya magdurunun Türk vatandasi olmasi halinde, belirli sartlar altinda olaya TCK uygulanabilir (md. 11, 12). Böylece vatandas yurtdisinda da takip edilmekte veya korunmaktadir. Ayni sekilde Türkiye adina yurtdisinda görev yapanlarin isledikleri görev suçlari ile Türkiye'de olup da degisik nedenlerle iade edilemeyen yabancilarin yabanci ülkede önceden islemis olduklari suçlarin da Türkiye'de yargilanmasi mümkündür (md. 10, 12/3).
TCK'nin 13 maddesi, yurtdisinda islenen suçlarla ilgili ilginç bir hüküm. Buna göre, soykirim, iskence, fuhus, uyusturucu madde ticareti gibi bazi suçlarin yabanci ülkede islenmesi halinde Türk kanunlari uygulanir. Bu itibarla, örnegin yurtdisinda soykirim suçunu isleyen biri Türkiye'de yargilanabilir. Ayni sekilde Guantanamo veya Irak'ta iskence yapanlar Türkiye'de bulunduklari takdirde TCK hükümlerine göre mahkeme önüne çikarilabilir.
Bu maddesinin uygulanabilmesi için, 27 Mayis 2005 tarihli TCK degisikligi paketinde, Adalet Bakani'nin talebinin aranacagi yönünde bir hüküm sevk edilmisti. Ne var ki bu degisiklik cumhurbaskani tarafindan veto edilmis bulunmaktadir.

Eski TCK'nin vakti dolmustu
765 sayili eski Türk Ceza Kanunu Cumhuriyet'in ilk dönemlerinde çikarilmisti.
O tarihlerde hukuk sisteminin modernlestirilmesi çalismalari sirasinda, acil bir hukuk reformu için zaman kaybetmemek bakimindan, yeni bir kanun hazirlanmasi yerine Osmanli döneminde tercümesi yapilarak elde hazir bulunan 1889 Italyan Ceza Kanunu az bir degisiklikle aynen kabul edilerek yasalastirilmisti. Kanunun Italya'dan alinmis olmasi dolayisiyla Türk Ceza Kanunu için de fasist elestirisi yapilmis ise de, fasist dönemde yapilan Italyan Ceza Kanunu, halen Italya'da yürürlükte bulunan 1930 Ceza Kanunu'dur. Türkiye ise bu kanundan özellikle devlet aleyhine islenen suçlar kismini almistir.
1889 Italyan Ceza Kanunu, 1930 yilina kadar Italya'da, 2005 yilina kadar da Türkiye'de uygulanmak suretiyle 19., 20. ve 21. yüzyilda uygulama alani bulan belki de dünyanin tek ceza kanunudur.
Günümüze kadar 60 civarinda degisiklige maruz kalan ve
19. yüzyil ceza kanunu anlayisini yansitan bu kanunun degistirilmesi gerektigi toplumun bütün kesimlerince kabul edilmekteydi. O zamanki sanayi devriminde mala bireyden çok önem veren bu kanuna göre bir kimsenin gözünü çikarmak 5 seneden 10 seneye kadar hapis cezasiyla karsilandigi halde, bir kimsenin gözlügünü zorla almak 10 seneden 20 seneye kadar hapis cezasi ile cezalandirilmaktaydi. Kanun ceza hukukundaki modern gelismelerin de gerisinde kalmisti. Son dönemlerde Avrupa'da da birçok ülkede yeni ceza kanunlari yürürlüge konulmustu (Ispanya, Rusya, Polonya, Fransa gibi).
Bu gerekçelerle yeni bir kanun hazirlanmasi çalismalarina zamanin basbakani Turgut Özal'in girisimleriyle 1984 yilinda baslanmis, bu çalismalar sonucunda ortaya konulan öntasarilar agir elestiriye ugradigindan ve hükümetlerin sik sik degismesinden ötürü yasalasamamistir.
En son AKP hükümetinin 2003 yilinda mevcut öntasariyi Meclis'e sunmasindan sonra, bu metin üzerinde meclis alt komisyonunda akademisyenler ile milletvekillerinin yaptigi çalisma sonucu esasli degisikler yapilmis ve bu sekilde ortaya çikan metin 26 Eylül 2004 tarihinde yasalasmis, 12 Ekim 2004 tarihli Resmi Gazete'de yayimlanarak, bir kisim hükümleri derhal yürürlüge girerken (gecekondu suçlari)(md. 184), kanunun çogu hükmü 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüge girmistir. Türkiye'deki mevcut aritma tesisleri göz önünde bulundurularak, belediyelerin aritma tesisleri kurmasi için süre taninmasi amaciyla, çevre kirletmeye iliskin bazi hükümler (md. 181/1, 182/1) ise kanunun yayimi tarihinden itibaren iki yil sonra yürürlüge girecektir.
Bu kanun ile ceza hukuku alaninda Osmanli Devleti'nin son zamanlarinda baslayip Cumhuriyet'in ilk yillarinda devam eden Bati'dan kanunu aynen alma gelenegine son verilmistir. Kanun hazirlanirken yabanci ceza kanunlari göz önünde bulundurulmus ise de, belli bir ülke kanunu komple alinmamistir. Bu yönüyle kanun, Türk doktrin ve uygulamasinin bir eseridir. Kanunun en önemli özelligi ceza hukukundaki modern gelismelerin hepsini benimsemis olmasi ve eski kanun döneminde uygulamada ortaya çikan aksakliklari gidermeye çalismis olmasidir.
Her insan yapisi eserde oldugu gibi bu kanunda da eksiklikler, hatalar vardir. Ayrica zamanla uygulamada belirecek hatalar da olacaktir. Bunlarin önümüzdeki dönemde hizla kanun koyucu tarafindan düzeltilmesi gerekmektedir.

Hukuk devletinde bir ceza kanunu
Devletin hukuka bagliliginin ideal bir biçimde gerçeklestirilebilmesi için ceza kanunlarinin içerik yönünden nasil düzenlenmesi gerektigini, hukuk devleti ilkesi belirler. Bu anlamda, ceza kanununun insana saygi esasina dayanmasi, iskence ve eziyet niteligini gösteren uygulamalari etkin bir biçimde yasaklamasi, insan onuruyla bagdasmayan cezalar içermemesi, hâkimlerin keyfi ve duygusal biçimde hüküm vermelerine yol açabilecek kavram ve tanimlara yer vermemesi, yaptirimlarin uygulanmasinda fiilin agirligi ve failin tehlikeliliginin göz önünde bulundurulmasi, hukuk devleti ilkesinin geregi olarak ortaya çikmaktadir (Komisyon Raporu).

9-Kanun hükmünü yerine getiren cezalandirilabilir mi?
Örnegin polis kanundan kaynaklanan silah kullanma yetkisini kullanirsa; bir kadinin çantasini kapip kaçan bir kimseyi vatandaslardan birisi zor kullanarak durdurup, yere yikip tutarsa cezalandirilabilir mi?
Kanunumuz, kanun hükmünü yerine getirene ceza verilmez demektedir (madde 24/1). Böylece siniri asmamak kaydiyla, kanundan kaynaklanan silah kullanma yetkisini kullanan polis veya kapkaççiyi yakalayip, kaçmamasi için ellerini baglayan vatandas (Ceza Muhakemesi Kanunu madde 90 bu yetkiyi vermektedir) eylemi dolayisiyla cezalandirilmaz.

10-Yetkili mercinin emrini yerine getiren sorumlu olur mu?
Mahkemeden çikan haciz kararini uygulayan icra memuru; tutuklama kararini yerine getiren polis memuru da yetkili bir mercinin emrini yerine getirdiginden gasp veya hürriyeti tahdit suçlarindan sorumlu tutulamayacaklardir (madde 24/2).
Ancak yetkili merci tarafindan verilen emrin konusu suç olusturmamalidir. Örnegin, amirinin iskence emrini yerine getiren polis sorumlu olacaktir.

11-Mesru müdafaa hakki nasil dogar?
Eski kanunumuz sadece cana ve irza yönelik saldirilarda mesru savunma hakkini tanimisti. Yeni kanun ise mala yönelik saldirilarda da mesru savunma hakkini taniyarak, mesru müdafaanin sinirlarini genisletmistir (madde 25/1).

12-Çocuklar agaçlarindan meyve çalmasin diye bahçe duvarinin üstüne cam kiriklari yerlestiren kimse, bu kiriklardan ötürü bir çocuk yaralanirsa ceza alir mi?
Herkesin, malini koruma yetkisi var. Bu yetki çerçevesinde malina yönelik saldirilara karsi koyma, savunma hakki da kisilere verilmistir. Bu hak, mevcut bir saldiriya yönelik olabilecegi gibi, ilerideki muhtemel saldirilara karsi önceden tedbir alinmasi seklinde de kullanilabilir. Dolayisiyla, bahçe duvarina cam kirigi yerlestiren kimse mesru savunma hakkini kullanmaktadir. Ancak burada bahçe sahibinin dikkat etmesi gereken husus, bu camlardan ötürü, aslinda saldirgan olmayan kimselere bir zarar gelmemesidir. Bunun için gerekli uyarilarin yapilmasi, isaretlerin konulmus olmasi gerekir.

13-Zorunluluk halinde kisiye ceza verilebilir mi?
Bu durum, ilkin 1800'lü yillarda gemilerinin batmasi sonucu açik denizde mahsur kalan ve bir müddet sonra bütün yiyecekleri biten mürettebatin geminin miçosunu öldürerek yemesi sonucu tartisilmis ve sonuçta zorunluluk halinde islenen suçlarda kisiye ceza verilmeyecegi kabul edilmistir.
Kanunumuz da ayni seyi kabul etmistir. 25/2. maddeye göre, bilerek neden olmadigi ve baska suretle korunmak olanagi bulunmayan agir ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya baskasini kurtarmak zorunlulugu ile ve orantili bir sekilde islenen fiillerden dolayi faile ceza verilmez.
Buna örnek olarak, bir teleferikte mahsur kalan iki kisiden birinin, teleferigin, ancak birini tasiyabilecek durumda olmasi dolayisiyla, digerini asagi atmasi; açliktan ölme derecesine gelen bir kimsenin ekmek çalmasi (bkz. madde 147); ani kalp krizi geçiren bir kimsenin eczaneye girerek zorla ilaç almasi; dagda donmak üzere olan bir kimsenin korunmak üzere dagda gördügü bir kulübeye kapisini kirarak girmesi; bir kimsenin içinde bulundugu ekonomik kosullar dolayisiyla organini satmasi (bkz. madde 92) gösterilebilir...

14-Gazetede çikan haberler hakaret niteliginde ise haberi yapan gazeteci cezalandirilabilir mi?
Gazetede çikan ve kisilere yönelik çogu haber aslinda hakaret niteligindedir. Örnegin "Falanca okul müdürü, ögrencisini geçirmek için rüsvet aldi" seklindeki bir haber hakaret suçunu olusturmaktadir.
Ancak kanunumuz 26. maddede bu tür eylemleri suç olmaktan çikaran, onlari hukuka uygun kilan bir sebep düzenlemistir: "Hakkin kullanilmasi."
Hak kanun, tüzük, yönetmelik, genelge gibi nizamlara dayanabilir ve hukuken taninmis ve düzenlenmis olmak kaydiyla bir meslegin icrasindan da dogabilir. Iste gazetecilik mesleginin icrasi da bir hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmistir. Ne var ki bunun için verilen haberin gerçek olmasi, güncel olmasi, okuyucularin gereksiz merak duygularini doyurma yerine, bilinmesinde kamu yarari bulunmasi ve son olarak da, islenen suç ile içerdigi düsünce arasinda bir baglantinin bulunmasi gerekmektedir.

15-Rakibinin ölümüne sebebiyet veren boksör ceza alir mi?
Spor faaliyetleri kurallara uygun olarak yapildigi takdirde hukuka uygundur. Bu nedenle rakibini öldüren boksör, rakip futbolcuyu düsürerek yaralanmasina neden olan futbolcu cezalandirilmaz.
Ancak burada spor faaliyetinin kurallarina uyulup uyulmadigi kontrol edilmelidir. Dolayisiyla rakibini kasten tekmeleyen futbolcu, öldürmek için kurallara aykiri olarak döven boksör cezalandirilacaktir.

 

'Riza' suçu kaldirir mi?
Bir kisi, malina karsi suç islenmesine, örnegin evinin taslanmasina riza gösterirse bu geçerli olur. Ancak öldürme (ötanazi) ya da yaralamaya yönelik riza geçerli olamaz

16-Ameliyatta basarili olamayan ve hastanin ölümüne yol açan hekim cezalandirilabilir mi?
Hekimlerin yaptigi ameliyatlarda bir kimsenin ölümü veya yaralanmasi durumunda, hekimlik faaliyetinin yapilmasi da kanunen yetki verilmis bir meslegin icrasi söz konusu oldugundan ve magdurun da tibbi müdahaleye rizasi bulundugundan hukuka uygundur. Ancak bunun için tibbi müdahalenin kurallarina uygun yapilmasi ve hekimin hatasinin bulunmamasi gerekir. Bu sartlar altinda, bir ameliyat neticesinde meydana gelebilecek komplikasyonlardan dolayi hekim sorumlu tutulamaz.
17-Kendisine karsi suç islenmesine riza gösteren kisinin durumu nedir?
Bir kimsenin kendisine karsi suç islenmesine riza göstermesi durumunda, rizanin hangi konuya iliskin olduguna bakilir. Bazi haklar vardir ki, hukuk düzeni bu haklara yönelik olarak gösterilen rizanin geçerli olmadigini kabul etmektedir.

Ötanazi, cinsel iliski vs.
Böylece örnegin kendisinin öldürülmesi veya yaralanmasi hususunda riza gösteren kimseyi öldüren veya yaralayan kisi cezalandirilir. Bu nedenledir ki, aktif ötanazi hukukumuzda suç olusturmaktadir. Yine 18 yasindan küçük kimselerin cinsel iliskiye rizasi da geçerli bir riza degildir ve böyle kimselerle rizasiyla da olsa cinsel iliski kuranlar cezalandirilir. Aile düzenine karsi islenen suçlarda rizanin geçerli olup olmadigi tartisilmistir. Zinanin suç oldugu dönemlerde, kocasinin kuma getirmesine razi olan esin sonradan vazgeçip sikâyetçi oldugu bir olayda, Yargitay, rizanin adaba aykiri bir konuya iliskin oldugundan geçersiz olduguna karar vermis ve kocayi zinadan dolayi cezalandirmistir.
Rizanin geçerli oldugu alanlar esas itibariyla malvarligina iliskin haklardir. Kisi örnegin binasina tas atilmasina riza gösterirse, tas atan cezalandirilmaz. Ama bu bakimdan da kanun sinirlama getirmistir. Kisi örnegin baskalari için tehlikeli olacak sekilde evinin yakilmasina, tahrip edilmesine riza gösteremez. Dag basinda, baskalarina zarar vermeyecek sekilde bir evin yakilmasi suç olmasa da, kentte, baskalarinin hayati, sagligi veya malvarligi bakimindan tehlikeli olacak biçimde yakilmasi suçtur (md 170).

18-Komsum karisini dövüyor, ben yardima gidiyorum, kadin, "Kocamdir döver de, sever de" diyor. Buna ragmen karisabilir miyim?
Karisabilir. Kanun bu hakki kendisine magdurun istegine bagli olmaksizin tanimakta. Zaten kisinin kendisinin yaralanmasina yönelik izni geçerli bir izin degildir. Hukuk düzeni böyle bir rizaya deger tanimamaktadir. Ayrica Ceza Kanunumuzun 98. maddesinde yaralanmasi dolayisiyla kendini idare edemeyecek durumda olan kimseye hal ve kosullarin elverdigi ölçüde yardim etmeyen veya durumu derhal ilgili makamlara bildirmeyen kisinin bir yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilacagi öngörülmektedir.
Dolayisiyla komsunun yardim etmemesi veya polise bildirmemesi suçtur. Ancak yaralama fiilinin kadin üzerindeki etkisinin basit bir tibbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olmasi halinde eylemin kovusturulmasi kadinin sikâyetine baglidir.

19-Suç islerken yanilginin önemi ne?
Kanunumuz, kural olarak kisinin yanilgisina deger tanimaktadir. Örnegin, bir kimsenin babasini öldürmesi normal bir kimseyi öldürmesine ragmen daha agir bir cezayla cezalandirilmaktadir. Ancak kisi normal bir kimseyi öldürmek isterken, yanlislikla babasini öldürürse, bu durumda bu yanilgi kendisine yüklenmez ve öldürmek istedigi kisiyi öldürmüs gibi cezalandirilir.
Peki, söyle bir örnekte kanun nasil bir cezalandirma öngörmektedir acaba? Bir kimsenin annesini öldürmesi de kanunumuza göre agir cezalandirilmaktadir

'Hedef baba, ölen anne'
Kisi babasini öldürmek isterken, yanlislikla annesini öldürürse nasil cezalandirilacaktir? Bu durumda kisi babasini öldürmek istemesine ragmen onu öldürmedigi için bu agirlatici neden kendisine uygulanmayacak; annesini de öldürmeyi istememesine ragmen onu öldürdügünden bu agirlatici neden de kendisine uygulanmayacak ve dolayisiyla normal bir kimseyi öldürmüs gibi cezalandirilacaktir (madde 30/2).
Ayni sekilde örnegin bir kimsenin 18 yasindan büyük oldugunu zannederek (örnegin nüfus cüzdanina göre 19 yasindadir) onunla rizasiyla cinsel iliskiye giren kimse, sonradan yasinin nüfusa büyük kaydedildigi ve aslinda 18'den küçük oldugu anlasilsa da, bu yanilgisindan faydalanir ve 18 yasindan büyük biriyle cinsel iliski kurdugundan cezalandirilmaz (madde 30/1).

Sanat ve müstehcenlik
20-Çiplak kadin heykeli yapan heykeltiras suçlu olur mu?
Hakkin kötüye kullanilmasi söz konusu olmadigi sürece sanat ve bilim faaliyetleri hukuka uygun sayilir. Çiplak kadin heykeli yapan heykeltiras cezalandirilmaz. Kanun, 'müstehcenlik' suçunun düzenlendigi 226/7. maddede, "bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fikra hariç olmak ve çocuklara ulasmasi engellenmek kosuluyla, sanatsal ve edebi degeri olan eserler hakkinda uygulanmaz" der.

'Varsayilan riza'
21-Komsu evde yokken girdim, muslugu kapattim, suç mu?
Baskasinin evine rizasi olmadan girmek, konut dokunulmazligini ihlal suçunu olusturur. Ancak 'varsayilan riza' bir hukuka uygunluk sebebi olusturur. Yani, 'kisiye o an ulasilabilse, o amaçla eve girmesine izin verirdi' denilebiliyorsa ceza gerekmez. Yargitay bir kararda, sanigin, müstekinin evine, iyi iliskilerine güvenerek tamirat için girmesini ihlal saymadi.

Yas küçüklügü cezayi etkiler mi?
22- Kanunumuz, 31. madde ile, 18 yasindan küçüklerin ceza sorumluluguna iliskin üçlü bir ayirim yapmistir: 12 yasindan küçükler, 12-15 yas arasi çocuklar ile 15-18 yas arasi çocuklar.
Kanunumuza göre, 12 yasindan küçüklerin isledikleri suç dolayisiyla cezai sorumlulugu bulunmamaktadir. Bunlar ile ilgili olarak ancak 'güvenlik tedbiri' uygulanabilir. 12-15 yas arasindaki çocuklar bakimindan ise bakilacaktir.
Çocuk isledigi fiilin hukuki anlam ve sonuçlarini algilama ve davranislarini yönlendirme yetenegine sahip midir? Eger algilama ve davranislarini yönlendirme yetenegi yeterince gelismemisse, çocuga ceza verilmeyecek, ancak güvenlik tedbirlerine hükmolunacaktir. Eger bu yetenekler yeterince gelismisse, o takdirde çocugun isledigi suçun cezasinin yarisi indirilecektir.
15-18 yas arasi çocuklar bakimindan ise artik algilama ve yönlendirme yetenegine bakilmayacak, sadece cezalarinin üçte biri indirilecektir.

Akil hastalarina ceza verilir mi?
23- Suçu isledigi sirada akil hastalari olan kimseye ceza verilmez, ancak bunlar toplum bakimindan tehlikeli kisiler oldugundan, bu tehlikelilikleri kalkincaya kadar yüksek güvenlikli saglik kurumlarinda koruma ve tedavi altina alinirlar (madde 32 ve 57). Ancak az sayidaki bazi akil hastaliklarinda kisinin davranislarini yönlendirme yeteneginde azalma oldugu kabul edilirse, faile ceza verilir, fakat cezasinda indirim yapilir (madde 32/2). Bu akil hastaliklarinin hangileri oldugunu hekim belirler.

Cinnet geçirenlerin durumu
Bazen kisi akli yetenekleri noktasinda saglikli olsa da, geçici nedenlerin etkisiyle suç isleyebilir. Normalde saglikli bir kimse, o anda isledigi fiilin hukuki anlam ve sonuçlarini algilayamayacak veya davranislarini yönlendiremeyecek bir duruma gelmis olabilir. Bunun nedenleri çok çesitli olabilir. Bu nedenlerin önceden belirlenmesi imkânsizdir. Böyle bir neden, belirtilen etkileri gösterdigi takdirde, kisi eyleminden dolayi cezalandirilmaz.

'Tahrik'le islenen suçta indirim ne?
24- Kanunumuz, haksiz bir fiilin yol açtigi hiddet veya siddetli elemin etkisi altinda suç isleyen kimsenin cezasinin azaltilmasini öngörmüstür. Böylece bir kimsenin haksiz bir tahrikin etkisiyle suç islemesi durumunda, normal bir durumda suç isleyen kimseye göre daha az kinanabilir oldugu kabul edilmis ve tahrikin kisinin ruhsal durumunda yaptigi etki göz önünde bulundurulmustur.

Tahrik edene yönelik suç
Ancak bunun için, suçun haksiz tahrike neden olan kisiye yönelik olmasi gerekir. Küfür eden baba yerine, oglunun dövülmesi halinde haksiz tahrikten dolayi ceza indirimi olmaz. Fakat haksiz tahriki olusturan fiilin bizzat faile yönelik olmasi gerekmez.
Örnegin, oglunun dövülmesi dolayisiyla da bir kimse tahrik altinda hareket etmis olabilir. Ayrica haksiz tahrik ayni zamanda bir suç olup da fail cezalandirilmissa, faile yönelik suç isleyen kimse haksiz tahrik indiriminden yararlanamaz. Örnegin, kiz kardesinin irzina geçen kimse yakalanarak cezalandirildiginda, bu kimsenin cezaevinden çikinca dövülmesi veya öldürülmesi durumunda haksiz tahrik hükümleri uygulanamaz. Ancak cezanin infazindan sonra kisinin irza geçme olayini animsatmak amaci ile kas göz hareketleri yapmasi, tahrik olusturur.

25- Sagir ve dilsizligin ceza hukuku bakimindan önemi var mi?
Kanunumuz dogustan veya küçük yasta sagir ve dilsiz olan kimselerin algilama yeteneginin yeterince gelisemeyecegi düsüncesiyle, ceza sorumlulugu araligini üçer sene geç baslatir. Buna göre, çocuklar açisindan geçerli olan yas araliklari sagir-dilsizler bakimindan 15 yasindan küçükler, 15-18 yas arasindakiler ve 18-21 yas arasindakiler olmak üzere, sonuçlari itibariyla ayni belirlenmistir (md. 33). Dolayisiyla örnegin sagir-dilsiz olmayan bir kimse 18 yasini doldurdugunda ceza hukuku bakimindan tam sorumlu olurken, sagir dilsiz ise ancak 21 yasini doldurunca tam sorumlu olacak, ondan önce cezasi indirilecek veya hiç ceza verilmeyecektir.

26- 'Hâkim bey, olay aninda alkollüydüm, ne yaptigimi bilmiyordum' demek geçerli bir mazeret olabilir mi?
Kanunumuz, isteyerek alinan alkol veya uyusturucu madde etkisiyle islenen suçlarda ceza sorumlulugunun kalkmadigini kabul etmektedir. Fail o anda ne yaptigini bilecek durumda degilse bile, alkol veya uyusturucuyu isteyerek almissa, isledigi suçtan dolayi sorumlu tutulur (md. 34/2). Dolayisiyla, kisi kendine mazeret yapmak için suç islemeden önce alkol alsa veya isteyerek alkol alip, sarhos olduktan sonra suç islese, isledigi suçun tam cezasini alacaktir.

27- 'Arkadasim, 'Hirsizlik yapamazsin' dedi, iddia için yaptim, kimler sorumlu?'
Burada sorumluluk sadece iddiayi kazanmak için hirsizlik yapandadir. Iddia için hirsizlik yapmasi onun cezalandirilmasina engel olmaz. Iddiaya giren diger kisi ise, eger bu sayede bir hirsizligi yaptirmak maksadi içinde hareket etmiyorsa sorumlu olmaz. Eger o maksatla hareket etmisse o da hirsizliktan ötürü cezalandirilir.

'Pusu kurdum ama 'magdur' gelmedi...'
28- Bir kisiyi öldürmek için silah alan, magdurun geçecegi yerde pusu kurup bekleyen kimse, o anda yakalansa ceza alir mi?
Kanunumuz bir suça iliskin olarak yapilan hazirlik hareketlerinin cezalandirilmayacagini öngörmektedir. Bir kimsenin tesebbüsten ötürü cezalandirilabilmesi için yapmis oldugu hareketlerin o suçun islenmesine yönelik direkt hareketler olmasi gerekir. Bu nedenledir ki, silah almak, pusuya yatmak gibi hareketler öldürme suçunun hazirlik hareketleridir ve kisi bu asamada yakalandiginda öldürme suçuna tesebbüsten dolayi cezalandirilamaz. Eger silah da ruhsatli ise, kendisine hiçbir sekilde ceza verilemez.
Verdigim örnekte tesebbüsten cezalandirma için örnegin magdurun pusu kurulan yere gelmesi ve failin silahini ona dogrultmasi gerekir. O asamada yakalanan kisi artik öldürmeye tesebbüsten dolayi cezalandirilacaktir. Magdur pusu yerine hiç gelmez de o gün baska bir yerden geçerse, yine faili tesebbüsten sorumlu tutmak mümkün olmaz.

29- Suçu islerken vazgeçene, vazgeçmesinin yarari olur mu?
Kanunumuz suçu islerken vazgeçmeye deger tanimistir. Ancak bunun için vazgeçmenin gönüllü olmasi gerekir. Yani kisi eylemi tamamlamasi mümküniken, tamamlamayip vazgeçerse, o takdirde esas itibariyla cezalandirilmaz. Sadece o ana kadar yaptiklari bir suç olusturuyorsa, o fiilden dolayi ceza alir.

'Silahi dogrulttum, sonra indirdim'
Örnegin, bir kimseyi öldürmek için silahini çekip, tam ates edecekken, magdurun yalvarmasi sonucu vazgeçen kimse öldürmeye tesebbüsten dolayi cezalandirilmaz. Ama silahi ruhsatsiz ise bu bakimdan ceza alir. Ya da bir kimseyi yaraladiktan sonra öldürmekten gönüllü olarak vazgeçen kimse de, artik öldürmeye tesebbüsten degil, sadece yaralamadan dolayi cezalandirilir. Bir kadinin irzina geçmek isterken, onu oksadiktan sonra gönüllü olarak vazgeçen ve onunla cinsel iliski kurmayan kisi de sadece oksamaktan dolayi sorumlu tutulur, irza geçmeye (cinsel saldiriya) tesebbüs suçundan dolayi ceza verilmez.
Ayni sekilde suçu gerçeklestirmek için gerekli hareketleri yaptiktan sonra, pisman olup magdura yardim edip de neticenin gerçeklesmesini önleyen kimse de tesebbüsten cezalandirilmaz. Örnegin bir kimseyi zehirledikten sonra onu alip hastaneye götürüp, panzehiri veren kisi artik öldürmeye tesebbüsten cezalandirilmaz, sadece yaralamadan dolayi ceza alir (md. 36).

30- Suçun islenmesi esasen mümkün degilse, faile yine de ceza verilir mi?
Bu konu, ceza hukukunda 'islenemez suç' olarak adlandirilir. Buna göre, kisi bir oyuncak tabancayla birini öldürmek ister, ama bu sekilde insan öldürme suçunu islemesi mümkün degildir. Ya da hirsiz bir isyerinin kasasindan para çalmak için girer, ama isyeri sahibi o aksam isten çikarken kasadaki tüm paralari almistir.
Bu durumda, oyuncak tabancayla bir kimsenin öldürülmesi hiç mümkün olmadigindan faile ceza verilmez. Ama buna karsilik, isyerinin kasasinda para bulunmasi dogal ve olagan oldugundan, o gece paranin bulunmamasi failin hirsizliga tesebbüsten cezalandirilmasina engel degildir.
Fakat kullanilan araç ile aslinda suç islenebilmekle beraber, somut olayda yetersiz kalmissa, fail tesebbüsten dolayi cezalandirilir. Mesela, bir kimseyi öldürmek için zehir kullanan kimsenin kullandigi miktardaki zehir aslinda insan öldürmeye yetmediginden magdur ölmezse, fail öldürmeye tesebbüsten dolayi cezalandirilir. Ancak kullandigi sey esasen zehir degil de, örnegin sekerse, o zaman tesebbüsten dolayi da ceza verilmez.

'Azrail'e yalvardim, o da öldürdü...'
Birkaç çarpici örnek vermek gerekirse: Kisi Kuran'dan bazi dualar okumak suretiyle Azrail'e hükmedebilecegine inanmaktadir. O dualari okuyarak Azrail'e komsusunun ruhunu almasini emreder. Veya bir erkek çocuk komsunun kizini öper ve komsunun kizi hamile kaldigini iddia eder. Sonra da 11 haftalik hamile oldugunu zannettigi bir dönemde (10 haftadan sonraki gebeliklerde çocuk düsürme suçtur) çocugu düsürmek için çok etkili sandigi kusburnu çayi içer. Bu örneklerde, ne öldürme, ne cinsel saldiri ne de çocuk düsürme suçlarindan veya bu suçlara tesebbüsten dolayi cezalandirma söz konusu olmaz.

31- Suç islenmedigi halde bile azmettiren kisiye ceza verilebilir mi?
Bir kimseyi suç islemek için azmettiren, ancak basarili olamayan kimse, suç islenmemesine ragmen sirf bu azmettirmesi dolayisiyla cezalandirilir mi?
Türk Ceza Kanunu, azmettirenin cezalandirilabilmesi için azmettirilenin suçun hareketlerini yapmaya baslamasini aramaktadir. Azmettirmeye ragmen azmettirilen suçu islemek yönünde herhangi bir harekette bulunmazsa, azmettiren de cezalandirilmayacaktir.
Kanun hazirlanirken, azmettirilen kisi harekete geçmese dahi azmettirenin cezalandirilmasini öngören bir düzenleme yapilmasi teklif edilmis, ancak Meclis'te bu teklif kabul görmemistir.

32- Çocugunu suç islemeye azmettiren nasil cezalandirilir?
Kanunumuz çocugunu veya babasini suç islemeye azmettirme halinde, azmettirenin cezasinin artirilacagini öngörmüstür. Bir çocugun suça azmettirilmesi durumunda da fail, çocugun babasi, dedesi vs. olmasa dahi cezasi artirilacaktir (md. 38). Böylece çocuklarin suç islemek için kullanilmalari önlenmek istenmistir.

33- Azmettireni ihbar edenin cezasinda indirim yapilir mi?
Kanunumuz, bu konuda da bir yenilik getirmistir. Buna göre, bir kimseyi bir suça azmettirenin belli olmamasi halinde, kim oldugunun ortaya çikmasini saglayan kimsenin cezasinda üçte bir oraninda indirim yapilabilir (md. 38/3).

'Ben sadece yardim ettim'
34- Suçu islemeyip sadece yardim eden nasil ceza alir?
Kanunumuz suçun islenecegi hususunda yol gösteren, fiilin islenmesinde kullanilan araçlari saglayan, suçun islenmesinden önce veya islenmesi sirasinda yardimda bulunarak icrasini kolaylastiran veya suç isleme kararini kuvvetlendiren kimsenin, asil failin alacagi cezanin yarisini alacagini hüküm altina almistir (md. 39)
.
35- Öldürme suçuna katilmayip, sadece katilin istegi üzerine cesedin gömülmesine yardim eden kimse, öldürme suçuna istirakten dolayi sorumlu tutulabilir mi?
Bir suça istirak ancak o suç islenmeden önce veya en geç o suç islenirken söz konusu olabilir.
Suç islendikten sonraki eylemler o suça katilma, istirak olarak cezalandirilmaz.
Bu nedenle, bir kimse öldürülürken yardim etmeyip de, sonradan cesedin gömülmesine yardim eden öldürme suçuna istirakten degil, kanunun 196. maddesinde düzenlenen 'usulsüz ölü gömülmesi' suçundan dolayi sorumlu olur. Ancak kisi suç islenmeden önce asli faille anlasarak, suç islendikten sonra cesedi gömme sözü vermisse, o takdirde kanunumuzun 39. maddesinde düzenlenmis bulunan 'fiilin islenmesinden sonra yardimda bulunacagini vaat etmek' eylemini gerçeklestirmis ve böylece öldürme suçuna istirak etmis olur.

36- Suç ortaklarindan biri veya birkaçi vazgeçerse bunun cezaya etkisi olur mu?
Kanunumuz, birkaç kisinin beraber isledigi suçlarda, sadece suçtan vazgeçenin bu vazgeçmeden faydalanacagini öngörmüstür.
Bununla beraber, kisi vazgeçmis ve suçun islenmemesi için gayret göstermesine ragmen, baska bir nedenle suç islenmemisse (örnegin, polisin yakalamasi nedeniyle) veya gönüllü vazgeçenin bütün gayretine ragmen suç yine de islenmisse, gönüllü vazgeçen suç ortagi, gönüllü vazgeçmeden yararlanir (madde 41).

Kimseye suç için açik çek yok
37- Bir kimseyi tek kursunla öldürmekle bes kursunla öldürmek arasinda fark var midir?
Kisi öldürme kastiyla hareket ediyorsa ve sonuçta magdur ölmüsse fark yoktur. Fail kasten öldürme suçundan dolayi cezalandirilir. Ayni sekilde bir kimseyi yaralamak için tek yumruk da vurulsa, bes yumruk da vurulsa, sonuçta kisi yumruk sayisi kadar yaralamadan dolayi cezalandirilmaz, tek bir yaralamadan dolayi cezalandirilir. Ancak bes yumrugun vücut üzerindeki etkisi bir yumruga nazaran daha agir olursa, o zaman yine tek bir yaralamadan dolayi ceza verilir ancak ceza artirilir.
Buna karsilik failin kastini belirleyemedigimiz durumlarda, tek kursunla ates edilmisse o zaman fail aslinda yaralama kastiyla ates ettigini, ama kastinin disinda ölümün meydana geldigini iddia edebilir. Ancak bes kursun atan kimsenin 'Aslinda öldürmek istemiyordum' demesi dikkate alinmaz.

38- Öldürmek istedigi kisiye ates edip, hastaneye kaldirildigini ögrenerek üç gün sonra bu kez hastanede öldüren kimse nasil cezalandirilir?
Yukaridaki örnekte, ayni yer ve zaman araligi içinde bir veya bes kursun kullanmanin farkli olmadigini söyledim. Ancak bu örnekte yer ve zaman farkliligi söz konusudur. Dolayisiyla artik failin eylemi bir bütünlük içinde degerlendirilmez, ayri ayri göz önünde bulundurularak ceza verilir. Yani kasten öldürmeye tesebbüs ve kasten öldürme suçlarindan ayri ayri ceza verilir. Sonuçta ölen tek ve ayni kisidir ve dolayisiyla hem onu öldürmeye tesebbüsten, hem de öldürmekten ceza verilmesi adil olmaz denilebilir, fakat kisinin ilk eylemi ile baglantisi kopmus, yeni bir suç isleme karari alarak tekrar yeni bir eylem gerçeklestirmistir.
Eger bunun adil olmadigini varsayarsak, öldürmeye tesebbüs ettigi bir kimseyi öldürmek konusunda kisiye açik çek vermis oluruz. Nasilsa
o kimseye yönelik olarak sen cezalandirildin, ayni kimseye yönelik diger eylemlerin artik cezasiz kalacak demek, o kisiye açik çek vermek olur.

Gerçek bir olay
39- Birecik'te bir kimse, birini öldürüp Firat Nehri'ne atmaktan yargilanir, ancak ceset bulunamaz. Kisi mahkûm olur. Cezasini çekip cezaevinden çiktiktan sonra bir gün magduru çarsida görür. Meger magdur o süre zarfinda Suriye'de yasamis ve yeni dönmüstür. Bunun üzerine fail, adami Firat kenarina getirir, 'Ben zaten cezami çekti' der ve adami gerçekten öldürür.
Kisi zaten o kimseyi öldürmekten cezasini çektigine göre, cezalandirilir mi?

Cezalandirilir. Kanun hiçbir zaman bir kimseye açik çek vermez. Dolayisiyla ilk olaydan dolayi haksiz yere yatmis oldugundan, devletten tazminat isteme hakki vardir. Yoksa bu durum, ona zaten iddia edilen suçu tekrar islemekten ötürü cezasiz kalma olanagi saglamaz. Dolayisiyla o kimseyi öldürmekten ötürü yeniden kasten öldürmeden dolayi cezalandirilir.

Kanundaki agir cezalar
40- Kanunda suç karsiligi öngörülen yaptirimlar neler?
Kanun iki türlü yaptirim öngörmüstür: Ceza ve güvenlik tedbiri.
Cezalar hapis cezasi ile adli para cezasidir.
Hapis cezasi da,
1. Agirlastirilmis müebbet hapis cezasi,
2. Müebbet hapis cezasi ve
3. Süreli hapis cezasidir.
Agirlastirilmis müebbet hapis cezasinin infazi daha siki kosullara göre yapilacaktir.

41- Kanundaki en agir cezalar hangi suçlar için öngörülmüstür?
Agirlastirilmis müebbet hapis cezasi en agir cezadir ve su suçlar için öngörülmüstür:
1. Soykirim,
2. Insanliga karsi suçlar,
3. Agir kasten öldürme,
4. Iskence sonucu ölüm,
5. Cinsel saldiri sonucu magdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü,
6. Devletin birligini, ülke bütünlügünü bozma,
7. Düsman devlet ordusunda bir komuta görevi üstlenme,
8. Askeri tesisleri tahrip suçunun Türkiye ile savas halinde bulunan bir devletin çikari için islenmis olmasi ile devletin savas hazirliklarini veya savas kudret ve yetenegini veya askeri hareketlerini tehlikeye koymus olmasi,
9. Düsman askeri hareketleri yararina anlasma sonucu düsman askeri hareketlerinin fiilen kolaylasmis olmasi veya Türk devletinin askeri hareketlerinin zarar görmüs olmasi,
10. Cebir ve siddet kullanarak anayasayi ihlal,
11. Cumhurbaskanina suikastta bulunulmasi,
12. Cebir ve siddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldirmaya veya görevlerini kismen veya tamamen yapmasini engellemeye tesebbüs etme,
13. Cebir ve siddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldirmaya veya görevlerini yapmasini kismen veya tamamen engellemeye tesebbüs etme,
14. Türkiye ile savas halinde bulunan bir devlet yararina veya savas sirasinda islenen veya devletin savas hazirliklarini veya savas etkinligini veya askeri hareketlerini tehlikeye sokan casusluk,
15. Savas zamaninda islenen veya devletin savas hazirliklarini veya savas etkinligini veya askeri hareketlerini tehlikeyle karsi karsiya birakan gizli kalmasi gereken bilgileri casusluk maksadiyla açiklama,
16. Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadiyla Türkiye ile savas halinde bulunan bir devlet yararina islenmesi.

42- Tutuklu kalip da beraat eden kisi, cezasi cezaevinde kaldigi süreye denk gelen bir suç islediginde yine ceza alir mi?
Alir. Ben nasilsa haksiz yere bes yil yattim, simdi bes yillik bir baska suçu islersem, zaten hapse girmem gibi bir mantik ceza hukukunda geçerli degildir. Böyle bir açik çeki kimseye vermek söz konusu olamaz. Dolayisiyla haksiz yere tutuklu kalinan süre için tazminat istenebilir, ancak yeni bir suç islendiginde bu sürenin mahkûmiyetten düsülmesi mümkün degil.

43- Faille magdur anlasirsa, fail ceza almaktan kurtulabilir mi?
Kural olarak, kanundaki suçlarin büyük çogunlugu dogrudan savciligin suç haberi almasiyla beraber baslattigi sorusturma ve yeterli delillerin bulunmasi sonucunda açtigi kamu davasi ile takip edilir. Bu suçlarda, suçtan zarar gören, ben sikâyetçi degilim dese bile, bunun önemi yoktur, fail yargilanir ve ceza alabilir.
Ancak bazi suçlarin sorusturma ve kovusturmasi suçtan zarar görenin sikâyetine birakilmistir. Bu tip suçlarda suçtan zarar gören sikâyet etmez veya sikâyetini geri alirsa, fail yargilanip cezalandirilamaz.
Bu konuda kanunumuzda getirilen yeni bir kurum ise UZLASMA'dir. Sikâyete bagli suçlardan, suçtan zarar göreni gerçek kisi veya özel hukuk tüzelkisisi olan suçlarda failin suçu kabullenmesi ve dogmus olan zararin tümünü veya büyük bir kismini ödemesi veya gidermesi kosuluyla magdur ile fail özgür iradeleri ile uzlastiklarinda kamu davasi açilmaz, açilmissa davanin düsürülmesine karar verilir. Bunun için uzlasmanin savci veya hâkim tarafindan tespit edilmesi gerekmektedir (md. 73).

44- Agirlastirilmis müebbet hapis cezasinin, müebbet hapis cezasindan farki nedir?
Bu iki ceza arasindaki fark cezanin infazi bakimindan kendini gösterir. Örnegin hükümlü tek kisilik odada barindirilacak, 15 günde bir süresi 10 dakikayi geçmemek üzere telefon edebilecek, hiçbir suretle ceza infaz kurumu disinda çalistirilamayacak ve kendisine izin verilmeyecektir. Bu tür bir hükümlünün cezasinin infazina hiçbir surette ara verilemez (Infaz Kanunu md. 25).

45- Hafif suçlarda hapis yerine seçenek yaptirim var midir?
Kanunumuz bir suçun cezasinin 1 yil ve daha az hapis cezasini gerektirmesi durumunda, hapis cezasi yerine 1. adli para cezasi veya 2. magdurun zararinin tazmini, 3. bir meslek veya sanati ögrenme, 4. belirli yerlere gitmekten yasaklanma, 5. ehliyet veya ruhsatin geri alinmasi, 6. belli bir meslek ve sanati yapmaktan yasaklanma, 7. gönüllü olarak kamuya yararli bir iste çalistirma yaptirimlarindan birine hükmedilebilmesine olanak tanimistir. Böylece hukukumuzda da çagdas cezalara imkân taninmis bulunmaktadir.

46- Cezalar ertelenebilir mi?
Kanunumuz sadece hapis cezasinin ertelenmesine olanak tanimistir. Adli para cezalari ertelenemez, bunlarin ödenmesi gerekir. Böylece kamuoyunda, bir kimsenin ölümüne sebebiyet verdi, para cezasi aldi, o da ertelendi seklinde yapilan elestiriler önlenmek istenmistir.
Hapis cezasinin ertelenebilmesi için islenen suçun cezasinin iki yil veya daha az süreli olmasi gerekir. Ancak küçük yastakiler ile yaslilar bakimindan bu imkân biraz daha genisletilmistir. Buna göre, fiili isledigi sirada 18 yasini doldurmamis veya 65 yasini bitirmis olan kisiler bakimindan bu sürenin üst siniri üç yildir.
Erteleme için kisinin daha önce kasitli bir suçtan dolayi üç aydan fazla hapis cezasina mahkûm edilmemis olmasi ve tekrar suç islemeyecegi konusunda mahkemede bir kanaatin olusmasi gerekir. Cezanin ertelenmesi magdurun veya kamunun ugradigi zararin tazmini sartina bagli tutulabilir.
Cezasi ertelenen hükümlü hakkinda denetim süresi belirlenir. Bu süre zarfinda hükümlü kasitli bir suç islemez ve kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirirse, cezasi infaz edilmis sayilir (md. 51).

47- Devamli suç isleyenlere yönelik düzenleme var midir?
Bugün toplumumuzdaki sorunlardan birisi de, özellikle hirsizlik, gasp gibi malvarligi aleyhine islenen suçlarin faillerinin bu suçlari devamli olarak islemeleridir. Kanunumuz önceden islenen suçtan dolayi verilen hüküm kesinlestikten sonra belirli bir süre içinde tekrar suç isleyenlere yönelik özel düzenleme yapmistir.
Bunun en önemli sonucu, bu kimselerin cezalarinin infazinin özellik arz etmesi (sartli tahliye süresinin uzamasi, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanmasi durumunda artik sartli tahliye yapilmamasi) ve bu kimselerin cezalarinin infazindan sonra haklarinda denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasidir (md. 58).

48- Hâkim, kanunda yazili nedenler disinda cezayi takdiren indirebilir mi?
Evet. Kanunumuz, hâkimin faili yararina cezayi hafifletecek takdiri nedenlerin varligi halinde cezasinin altida birine kadarini indirebilecegini öngörmüstür (md. 62). Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmisi, sosyal iliskileri, fiilden sonraki ve yargilama sürecindeki davranislari, cezanin failin gelecegi üzerindeki olasi etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir.

49- Müsadere ne demektir?
Kasitli bir suçun islenmesinde kullanilan veya suçun islenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen esya ile suçun islenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu olusturan ya da suçun islenmesi için saglanan maddi menfaatler ile bunlarin degerlendirilmesi veya dönüstürülmesi sonucu ortaya çikan ekonomik kazançlarin devletin mülkiyetine geçmesine müsadere adi verilir (md. 54, 55). Müsadere için suçta kullanilan esyanin iyi niyetli üçüncü kisilere ait olmamasi gerekir. Kazanç müsaderesi ceza kanunumuzda ilk defa düzenlendi. Böylece örnegin, mafyanin faaliyetleri sonucu elde edilen kazanç, bu kazançla elde edilen seyler devletin mülkiyetine geçebilir.

Çocuklar korunacak
50- Çocuklarin korunmasina yönelik düzenlemeler neler?

· Kisinin cinsel dokunulmazligina karsi suçlar baglaminda, çocuklarin cinsel istismari ayri bir suç olarak düzenlenmistir.

· Ayni sekilde çocuklara saglik için tehlike olusturabilecek maddelerin verilmesi, suç olarak tanimlanmistir.

· Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi suç haline getirilmistir.

· Içerik bakimindan müstehcen nitelikte olan ürünlerden çocuklarin korunmasina yönelik düzenlemeler yapilmistir.

· Çocuklarin dilencilikte araç olarak kullanilmasi da cezalandirilmaktadir.

· Çocuklarin fuhusa sürüklenmesi fiilleri, etkili ceza yaptirimi altina alinmistir.

· Çocuklarin kumar oynamasi için yer ve imkân saglanmasi halinde kumar oynanmasi için yer ve imkân saglama suçunun cezasi bir kat artirilacaktir.

 

Müebbetlik eden 'onur'
'Onur' dolayisiyla islenen kan gütme ve namus cinayetlerinde, 'agirlastirilmis müebbet' verilir. Soykirim yeni bir suç. 'Ötanazi'ye yardim, 'intihar'a yardim etmek anlamina gelir

51- Kanunun 'onur cinayetleri' ile ilgili düzenlemesi ne?
Türk toplumunda onur dolayisiyla islenen iki tür öldürme suçu vardir. Kan davasi ve namus cinayetleri. Bunlardan kan gütme saikiyle öldürme, ilkin 1953 yilinda ceza kanununda yapilan bir degisiklikle idam cezasini gerektiren öldürme suçu olarak kabul edilmis; namus cinayetlerinden ise töre saikiyle islenenler yeni kanun ile hukuk sistemimize girmistir.
Hukukumuzda idam cezasi kaldirildigindan, gerek kan gütme amaciyla ve gerekse töre saikiyle islenen cinayetler normal öldürmeye nazaran daha agir bir ceza ile yani agirlastirilmis müebbet hapis cezasi ile cezalandirilacaklardir (md. 82).

52- Yeni TCK'da soykirimin suç haline getirilmesi, Türkiye bakimindan olumsuz sonuçlar dogurabilir mi?
Yeni kanunda kabul edilen yeni suç tiplerinden biri de 76. maddede düzenlenmis bulunan soykirim suçudur.
Öncelikle ifade etmek gerekir ki, tarihimizde soykirim söz konusu olmadigindan böyle bir hükümden çekinilmesini gerektirecek hakli bir gerekçe bulunmamaktadir. Kaldi ki, kanunlar yürürlüge girdikten sonra islenecek suçlara uygulanacagindan, 1 Haziran 2005 tarihinden önce islenen suçlara bu hüküm uygulanmayacaktir.
Ikinci olarak vurgulamak gerekir ki, 76. maddede yaptirim altina alinan eylemler, bu suç tipi olmasa dahi, eski kanunumuza göre de, yeni kanunumuza göre de zaten öldürme, yaralama vb. suçlari gerçeklestirdiginden, cezalandirilabilmekteydi.
Yani bu eylemler ilk defa 76. madde ile yaptirim altina alinan eylemler olmayip, 76. maddedeki kosullar çerçevesinde artik bu eylemler soykirim adi altinda cezalandirilacaktir.

53- Ötanazi suç mudur?
Ötanaziye iliskin kanunumuzda açik bir hüküm yoktur. Buna karsilik, ölmek isteyen bir kimseye aktif bir hareketle yardim etmek, intihara yardim olarak cezalandirilir.
Ölmek isteyen bir kimseyi aktif bir hareketle öldürmek ise öldürme suçundan dolayi sorumlulugu gerektirir.
Buna karsilik, kisinin kendi gelecegini belirleme hakki bulundugundan, hasta kimseler tedaviyi reddetme hakkina da sahiptir. Dolayisiyla, tedaviye devam edilmesini istemeyen bir hastanin tedavisini yapmayan, yani pasif bir tutum takinan hekim öldürme suçundan dolayi sorumlu tutulamaz. Kimse tedavisi için zorlanamaz.

54- Kimler sinir disi edilebilir? Vatandasin 'sinir disi' edilmesi mümkün müdür?
Öncelikle belirtmek gerekir ki, suç islese de vatandas sinir disi edilemez.
Sinir disi etme tedbiri ancak suç isleyen yabancilar hakkinda uygulanabilir. Bunun için de yabancinin isledigi suçtan dolayi iki yil veya daha fazla süreyle hapis cezasina mahkûm edilmesi gerekir.
Kanunun ilk seklinde mahkeme tarafindan yabancinin, cezanin infazindan sonra derhal sinir disi edilmesine iliskin hüküm verilecegi açiklanmisti. Buna karsilik, 31 Mart'ta yapilan degisiklikle sinir disi edilme konusunda yetki Içisleri Bakanligi'na verilmistir (md. 59).

Güvenlik tedbirleri ve adli para cezasi
55- Güvenlik tedbirleri nelerdir?
Suç isleyen kimseye yukarida belirtilen cezalarin yani sira güvenlik tedbirleri de uygulanabilir. Bunlardan önemlileri sunlardir:
1. Belli haklari kullanmaktan yoksun birakilma
2. Müsadere,
3. Tekerrür ve özel tehlikeli suçlulara yönelik tedbirler,
4. ve sinir disi edilme.

56- Suç isleyen kisi, hangi haklari kullanmaktan yoksun birakilabilir?
Suç isleyen herkes hak kullanmaktan yoksun birakilmaz. Hak yoksunlugu için islenen suçun kasitli bir suç olmasi, yani taksirle islenmis bir suç olmamasi ve suç neticesinde hapis cezasina mahkûm edilmesi gerekir.
Adli para cezasina mahkûmiyet durumunda da hak yoksunlugu söz konusu olmaz.
Böylece, kasitli bir suç isleyip de hapis cezasina mahkûm edilen kimse asagidaki haklari kullanmaktan yoksun birakilir (md. 53):
1. Kamu görevinin üstlenilmesi.
2. Seçme ve seçilme ehliyeti ile diger siyasi haklari kullanmak.
3. Velayet hakki; vesayet veya kayyumluga ait bir hizmette bulunmak.
4. Vakif, dernek, sendika, sirket, kooperatif ve siyasi parti tüzelkisiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmak.
5. Kamu kurumu veya kamu kurumu niteligindeki meslek kurulusunun iznine tabi bir meslek veya sanati kendi sorumlulugunda icra etmek.
Eski kanunumuz bazi haklardan mahrumiyeti ömür boyu mahrumiyet olarak kabul etmis ve bunlarin ancak yasak haklarin geri verilmesi muhakemesi sonucunda mahkemece kaldirilabilecegini öngörmüstü. Yeni kanun ise isabetli olarak bunlarin ancak cezanin infazi süresince geçerli olacagini, infaz bitince kural olarak hak yoksunluklarinin da otomatikman sona erecegini kabul etmistir.

57- Hapis cezasi ertelenen veya kosullu saliverilen de hak yoksunluklarina tabi olur mu?
Kural olarak evet. Ceza ertelense ve hükümlü kosullu saliverilse de kisi belirtilen haklari kullanamaz. Ancak bu iki halde, hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyumluk yetkileri bakimindan hak yoksunlugu söz konusu olmaz.
Cezasi ertelenen hükümlü hakkinda izne tabi bir meslek veya sanati kendi sorumlulugunda icra etmek yoksunluguna karar verip vermemek konusunda ise hâkime takdir yetkisi taninmistir.
Ancak, ertelenen ceza kisa süreli hapis cezasi ise, yani 1 yil veya daha az hapis cezasi ise, bu takdirde hak mahrumiyeti söz konusu olmaz.

58- Adli para cezalarinda kanunun getirdigi yenilik nedir?
Öncelikle mahkemeler tarafindan bir suç sebebiyle hükmedilen para cezalarini, idari para cezalarindan (örnegin trafik polisinin yazdigi ceza gibi) ayirmak için, para cezalarina adli para cezasi adi verilmistir. Eski kanunumuza para cezalari sistemi konusunda yöneltilen en büyük elestiri, enflasyonla beraber para cezalari miktarlarinin erimesi ve bunun önüne geçmek için memur maas katsayisi vs. gibi ölçütlerle cezalarin yükseltilmesi idi.

'Gün para cezasi' sistemi
Yeni kanunumuz birçok yabanci ülkede basariyla uygulanan 'gün para cezasi sistemi'ni benimsemistir (md. 52). Buna göre kanunda para cezalarinin miktari belirtilmemis, sadece günü belirtilmistir. Örnegin, dolandiricilik suçunun cezasi hapis cezasinin yani sira 5 bin güne kadar adli para cezasidir (md. 157). Hâkim 5 bin güne kadar adli para cezasindan, bes günden az olmamak kaydiyla bir günü belirleyecektir. Örnegin, 100 gün adli para cezasina karar verecektir. Ondan sonra failin ekonomik durumu önem kazanacaktir.
Hâkim her gün için belirli bir miktar belirleyecektir. Bu miktar 20 ile 100 lira arasinda bir miktar olacaktir. Örnegin hâkim günlügü 50 lira olarak belirlemis olsun. Bu durumda, 100 gün x 50 lira= 5 bin lira. Böylece adli para cezasinin toplam miktari 5 bin lira olacaktir. Diyelim ki, dolandiricilik suçunu isleyen kimsenin maddi durumu iyidir. O takdirde hakim 100 günü belirledikten sonra, maddi durumu iyi oldugu için günlügü örnegin 95 lira olarak belirleyebilecektir. Bu durumda 100 gün x 95 lira= 9 bin 500 lira. Böylece adli para cezalarinin caydirici olmasi saglanacak, adil bir cezaya hükmedilebilecektir. Kisinin maddi ve sahsi durumuna göre cezanin miktari yükselebilecek, dolayisiyla ekonomik yönden zayif bir kimse için daha düsük; buna karsilik kuvvetli bir kimse için daha yüksek bir para cezasina hükmedilebilecektir.
Bu suretle, zengin oldugu için para cezalarindan etkilenmeyebilecek kimselerin, suç islemeleri önlenmis olacaktir. Aslinda yabanci ülkelerde bizdeki gibi 20 ile 100 lira arasinda bir miktar seklinde bir belirleme yapilmamakta, failin ekonomik durumuna göre hâkime bu konuda takdir hakki taninmaktadir. Ancak ülkemizde kayit disi ekonominin boyutlari ve herkesin gerçek gelirinin saptanmasinin güçlügü dolayisiyla böyle bir yola gidilmistir.

59- Ihmalîdavranisla insan öldürülebilir mi?
Evet. Biçaklanan birine yardim etmeyen veya plajda bogulmak üzere olan çocuga yardim etmeyen kimse ihmalî hareketiyle bu kisilerin ölümüne yol açmistir. Ancak kanunumuz her yardim etmeyenin öldürme suçundan sorumlu tutulmasini dogru bulmamis, bu nedenle ancak hukuksal olarak hareket etmekle, yardim etmekle yükümlü olanlarin meydana gelen neticeden sorumlu tutulmasini benimsemistir.

Kamu görevi veya sözlesme
Peki hukuken harekete geçmekle, yardim etmekle yükümlü olanlar kimlerdir? Kanunumuza göre öncelikle bir kanun yardim etmek yükümlülügü getirebilir. Örnegin Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu polise vatandasin canini, irzini ve malini koruma yükümlülügü getirmektedir. Dolayisiyla bu tür durumlarda yardim etmeyen polis meydana gelen neticeden sorumlu olacaktir.
Keza Medeni Kanun anne-babaya, eslere yardim yükümlülügü getirir. Çocugu bogulurken seyirci kalan anne veya baba; esi suda çirpinirken yardim etmeyen koca, meydana gelen neticeden dolayi cezalandirilir.
Ikinci olarak bir sözlesme ile de yükümlülük yüklenebilir. Örnegin, plajdaki cankurtaran; çocuga bakan bakici vs. de sözlesme ile yükümlülük üstlenmislerdir. Plajdaki cankurtaranin bogulanlara yardim etmemesi; çocuk bakicisinin çocugu ocagin üzerinde kaynayan suya dogru giderken engellememesi halinde sorumlu olacaklari açiktir.

Tehlikeyi yaratanin görevi
Son olarak önceden yapilan yükümlülüge aykiri tehlikeli bir hareket de kisiyi meydana gelen neticeyi engellemekle yükümlü kilabilir. Örnegin, arabasiyla yanlislikla çarptigi bir kimseye yardim etmeyip, hastaneye götürmeyen kisi meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulacaktir (md. 83).
Burada akla söyle bir soru gelmektedir. Bir neticeyi önlemek konusunda hukuksal yükümlülügü olmayan kisi, tehlikede olan birine yardim etmedigi takdirde cezalandirilamayacak midir? Kanunumuz bunu da düzenler. Hukuksal yükümlülügü olan kimseler yardim etmedikleri takdirde öldürme veya yaralama suçundan sorumlu tutulurken; hukuksal yükümlülügü olmayan kimselerin yardim etmemesi durumunda 'yardim veya bildirim yükümlülügünün yerine getirilmemesi' suçu (md. 98) olusacaktir. Örnegin bir trafik kazasini görüp de olay yerinde durup yardim etmeyen veya durumu yetkili mercilere bildirmeyen diger araç sürücüleri bu madde hükmüne göre bir yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilacaktir. Bir kimsenin ihmalinden ötürü sorumlu tutulabilmesi için hareket olanaginin bulunmasi gerekir. Örnegin, bogulmakta olan birisine yardim etmeyen kimse yüzme bilmiyorsa, yardim etmemekden dolayi cezalandirilamaz, dogal olarak.

60- Intihar suç mudur?
Hayir. Intihar etmek veya intihara tesebbüs suç degil. Ancak baskasini intihara azmettirmek, tesvik etmek veya baskasinin intiharina yardim suç. Bir kimse hastaligi dolayisiyla çektigi istiraplar dolayisiyla yardim istese dahi, bu kisinin intiharina yardim suçtur (md. 84).
Kanunumuzda yeni getirilen bir hüküm de, baskalarini alenen intihara tesvik etmeyi cezalandirmaktadir. Örnegin satanistler gibi gruplarin aleni olarak intihara tesvik etmeleri, yardim veya azmettirme olmasa dahi yaptirim altina alinmistir.

61- Birakilan, 'Intiharimdan sunlar sorumlu' yazisi, suçlanan kisilere ceza gerektirir mi?
Kural olarak hayir. Bir kimse serbest iradesiyle intihar etmisse, intiharina neden olanlar, intihari tesvik etmedikçe, intihar kararini kuvvetlendirmedikçe veya intihara yardim etmedikçe sorumlu tutulamazlar.
Bir kimsenin baskalarina kizarak intihar etmesi durumunda, kizdigi kimselere yüklenecek bir sorumluluk yoktur.

62- "Sevdigime vermezseniz intihar ederim" dedi, etti, kimler sorumlu?
Bir kizin erkek arkadasini terk etmesi sonucunda, terk edilmesine üzülerek erkegin intihar etmesi; ya da kizin, beni sevdigime vermezseniz intihar ederim deyip de intihar etmesi hallerinde de cevap yukaridaki soruya verilen cevapla aynidir. Bu tip hallerde, erkek arkadasini terk eden kizin, kizi sevdigine vermeyen anne-babanin kural olarak cezalandirilmasi söz konusu olmaz.

63- Intihar etmek isteyene 'Atla, atla' diye bagirmak suç mu?
Bir kimseyi intihara tesvik etmek yeni Türk Ceza Kanunu'na göre suç sayilmistir (madde 84).

Ölüm orucunda kritik 'bilinç'
64- Kimse tedavisi için zorlanamaz dedik, peki cezaevlerindeki açlik grevleri?
Kural bu olmakla beraber anayasamiz, kanunda yazili hallerde kisinin vücut bütünlügüne dokunulabilecegini açiklamaktadir (md. 17).
Bu çerçevede Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Infazi Hakkinda Kanunun 82. maddesi, hükümlünün kendisine verilen yiyecek ve içecekleri reddetmesi durumunda öncelikle bunun sonuçlari hakkinda bilgilendirilecegi, bundan sonuç alinamamasi halinde ise kurum hekimince belirlenen rejime göre beslenmelerine baslanacagini; bu hükümlülerden hayati tehlikeye girdigi veya bilincinin bozuldugu hekim tarafindan belirlenenler hakkinda, isteklerine bakilmaksizin muayene, tedavi ve beslenme gibi tedbirlerin alinacagini hükme baglamaktadir (md. 82).
Ancak, kanimca, bu olmasi gereken hukuk açisindan dogru degildir. Herkesin kendi gelecegini belirleme hakki vardir. Eger bir örgüt baskisi vs. olmadan açlik grevi yapiliyorsa, bu bir haktir ve kisi zorla beslenemez.
Çünkü tibbi müdahale bakimindan aslolan kisinin rizasidir. Fakat kisi artik riza beyan edemeyecek bir safhaya geldigi takdirde, bu andan itibaren müdahale edilebilir.

'Topuktan vurma' için artik özel madde var
65- 'Topuktan vurma' diye ünlenen saldirganligin ayri cezasi var midir?
Türk Ceza Kanunu'nun 106/3. fikrasina göre, tehdit amaciyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarligina zarar verme suçunun islenmesi halinde, tehdit suçunun disinda ayrica bu suçlardan dolayi da ceza verilecektir.
Böylece aslinda tehdit amacina yönelik olarak bir kimsenin ayagindan kursunlanmasi veya malina zarar verilmesi gibi eylemler yapildiginda, fail sadece yaralama veya mala zarar verme suçundan dolayi degil, ayrica tehdit suçundan dolayi da cezalandirilacaktir.

66- Esini zorla tutanlara daha agir cezalar mi var?
Bir kimseyi hukuka aykiri olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun birakan kisiye bir yildan bes yila kadar hapis cezasi verilirken; esin, çocugun, anne-babanin zorla tutulmasi veya cinsel amaçla bir kimsenin hapsedilmesi veya kaçirilmasi durumlarinda ceza artirilacak (md. 109).

Iskenceyi görmemek suç
67- Hilkat garibesini öldürmek suç mudur?
Bir insandan canli dogan her varlik insandir ve bunu öldürmek insan öldürme suçunu olusturur. Yasama kabiliyeti olmasa da böyle bir bebegi öldürmek suç.

68- Anne karnindaki bebegi düsürtmek 'öldürme' suçu mu?
Hayir. Anne karnindaki bebegi düsürme durumunda, öldürme degil, çocuk düsürme veya düsürtme suçu söz konusu olabilir. Öldürme suçunun olusabilmesi için ceninin dogmasi ve en azindan bir kere nefes almasi gerekmektedir. Ancak bu andan sonra cenin insan olmaktadir.

69- Gayrimesru bebegi öldüren anneye indirim var mi?
Eski ceza kanunumuz, namusunu kurtarmak amaciyla yeni dogmus çocugunu öldüren annenin cezasinda indirim öngörmekteydi. Yeni kanun bu indirimi kaldirmis olup, aksine anne kendi çocugunu öldürmekten dolayi normal bir kimseyi öldürmeye nazaran daha agir ceza alacaktir.
Bu düzenleme isabetlidir, dogum kontrol yöntemi kullanmayan ya da ilk 10 haftalik gebeligi yasal sinirlari içinde sonlandirmayan ya da 10 haftadan sonra da insan öldürmeye nazaran daha az cezayi gerektiren çocuk düsürme suçunu islemeyen bir annenin, çocugun dogmasini bekleyip de ondan sonra öldürmesi halinde cezasinin indirilmesinde hakli bir neden yoktur.

70- Çocuk düsürmek suç mudur?
Kanun çocuk 10 haftalik oluncaya kadar kadinin rizasiyla çocugunun alinmasina olanak tanir. 10 haftadan sonra bir çocugun alinmasi ancak tibbi bir zorunlulugun varligi halinde yasal olacak, aksi takdirde cezalandirilacaktir. Yeni kanun yeni bir hüküm de getirmistir:
Kadinin magduru oldugu bir suç sonucu gebe kalmasi halinde, süresi 20 haftaya kadar olan gebelikler kadinin rizasi olmak ve uzman hekimler tarafindan hastane ortaminda sona erdirilmek kaydiyla cezalandirilmayacaktir (md. 99). Bu suretle, tecavüze ugrayan kadina bebegini aldirmak için daha genis bir imkân taninmistir.

71- Iskenceyi yapan bulunamazsa kimse ceza almaz mi?
Bu, suçun ihmalî davranisla islenmesidir. Böylece örnegin bir karakolda iskence yapilirken seyirci kalan polis memurlari da ihmali hareketleri dolayisiyla sorumlu tutulabilecekler, bir yerde iskence yapildiginda, kimin yaptigi ispat edilemese bile, görevli polis memur ve amirleri, ihmallerinden ötürü cezalandirilabilecek (md. 94).

72- 'Eziyet etmek' suç mudur?
Yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz gibi eylemlerin sistematik bir sekilde ve süreklilik arz eder sekilde islenmesi, yeni bir suç tipi olarak 'eziyet' suçuna vücut vermektedir (md. 96).

73- Cinsel saldiri suçu nedir?
'Irza tecavüz' suçunun adi artik 'cinsel saldiri' suçudur.
Suç, dokunma, oksama, otobüste, dolmusta veya kalabalik yerlerde kadinlari (ve elbette erkekleri de) sikistirmak gibi vücut dokunulmazligini ihlal eden hareketlerle yapilabilecegi gibi; vücuda organ veya sair bir cisim sokulmasi suretiyle de islenebilecek. Bu ikinci halde, faile daha
agir bir ceza verilecektir.

Kadinlar da fail olabilir!
Bu suç bakimindan eski Türk Ceza Kanunu'na göre en önemli fark sudur: Eski kanuna göre bu suçun sadece erkekler tarafindan islenebilecegi kabul edilirken, yeni kanunumuza göre bu suçun faili hem erkekler hem de kadinlar olabilmektedir.
Yine eski kanun örnegin oral iliskiyi 'irza tasaddi' olarak degerlendirerek daha hafif cezalandirirken, yeni kanunumuz
oral iliskiyi de cinsel saldiri suçu olarak kabul etmektedir. Ayrica oral, anal ya da vajinaya cisim sokulmasi da cinsel saldiri suçunu olusturacaktir.
Suçun mutlaka karsi cinse karsi islenmesi gerekmemekte, ayni cinsler arasinda da bu suç islenebilmektedir.
Dolayisiyla hemcinsler veya karsi cinsler arasindaki anal iliski de cinsel saldiri suçunun kapsamina girmektedir.

Cinsel suçlarda yenilik çok
< olur islemis suç da bulunan iliskide cinsel kullanarak zor Esiyle>
Yeni kanunun bu konuda getirdigi önemli bir hüküm de, evlilik içi zorla cinsel iliskilerin de cinsel saldiri suçu olarak kabul edilmesidir. Bu takdirde fail 7 yildan 12 yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilabilecektir. Ancak bu suçun ese karsi islenmesi halinde, sorusturma ve kovusturma yapilmasi magdur esin sikâyetine bagli kilinmistir (md. 102).

75- Resit olmayanlarla cinsel iliski nasil düzenlenmistir?
Yeni kanunun 104. maddesine göre 15 yasini bitirmis çocukla rizasiyla cinsel iliskide bulunan kimse alti aydan iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilacaktir. Burada, cinsel iliskiye girenlerin ikisinin de 15 yasindan büyük ve fakat 18'den küçük olmalari halinde fail ve magdurun kim oldugunu tespit bakimindan ortaya bir sorun çikar. Hüküm hatalidir. Uygulamada daima erkek çocuklarin fail, kizlarin ise magdur sayilmalari gibi sakincali bir sonuca yol açabilecektir. Ayrica verdigim örnekte fail ve magdur belirsiz oldugundan, sikâyet hakkini kimin kullanacagi da belirsiz. Failin magdurdan bes yastan daha büyük olmasi durumunda, failin cezasinin iki kat artirilacagi öngörülmüstür.

76- Kanunumuzda ensest suçu var mi?
Ensest suçu birçok Batili ülkelerden farkli olarak kanunumuzda düzenlenmemistir. Bunun sonucu olarak resit çocuklariyla rizalariyla iliskide bulunan anne veya baba (veya diger yakinlar) cezalandirilamaz. Resit çocuklariyla zorla iliskiye giren anne-babaya ise normal kimselere nazaran daha agir bir ceza verilir (md. 102/3-c).
Ancak ensest suçunun düzenlenmemis bulunmasi, 15-18 yas arasindaki çocuklariyla rizasiyla da olsa iliskiye giren anne veya babanin cezalandirilmasina engel degildir. Ayrica bu durumda 'resit olmayanla cinsel iliski' suçunu olusturan bu eylemden dolayi ebeveynin cezasi iki kat artirilacaktir (md. 104). 15- 18 yas arasindaki çocuguyla zorla veya hile veya tehdit veya iradeyi etkileyen baska bir nedene dayali
olarak iliski kuran ebeveyn ise 'cinsel istismar' suçundan dolayi cezalandirilir ve baska bir kimseye nazaran ebeveyne daha agir bir ceza verilir (md. 103).
15 yasindan küçükler bakimindan ise, bunlarin rizasi da olsa suç 'cinsel saldiri' suçu olarak kabul edilir ve normalde 8 yildan 15 yila kadar hapis cezasi anne veya baba bakimindan yari oraninda artirilarak uygulanir. Bu agirlastirici neden üvey baba, evlat edinen, vasi, egitici, ögretici, bakici, saglik hizmeti veren vb. kimseler bakimindan da uygulanir. 15 yasindan küçükler ile cebir veya tehdit kullanilarak cinsel iliski kurulmasi halinde ceza tekrar yari oraninda artirilacaktir. Suç sonucunda magdurun beden veya ruh sagliginin bozulmasi durumunda verilecek hapis cezasi 15 yildan az olamayacaktir (md. 103).

77- Halk arasinda 'cinsel taciz' denilen sey kanunda farkli mi düzenlendi?
Bir kimseye dokunmak veya cinsel iliski kurmak seklindeki hareketler cinsel saldiri suçunu olustururken, bir kimseye dokunmaksizin cinsel amaçli olarak taciz edilmesi cinsel taciz suçunu olusturmaktadir. Böylece bu suçun genellikle laf atma seklinde islenecegi anlasilmaktadir. Kanun bu durumda faile üç aydan iki yila kadar hapis cezasi veya adli para cezasi verilmesini öngörmüs bulunmaktadir. Erkeklere de laf atilmasi durumunda faile ayni ceza uygulanacak.
Isyerinde taciz: Bu suçun hiyerarsi veya hizmet iliskisinden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanilmak suretiyle ya da ayni isyerinde çalismanin sagladigi kolayliktan yararlanilarak islenmesi durumunda, ceza artirilacak; bu fiil nedeniyle magdur isi terk etmek mecburiyetinde kalmis ise, verilecek ceza bir yildan az olamayacaktir (md. 105). Böylece patron ya da yöneticinin çalisanlarini taciz etmesi, ayni isyerinde çalisanlarin birbirine yönelik tacizleri durumunda ceza artirilacaktir.
Ayrica egitim ve ögretim iliskisinden ya da aile içi iliskiden kaynaklanan nüfuz kötüye kullanilarak bu suç islendigi takdirde de ceza artirilacaktir.

78- Katile 'katil' demek suç mudur?
Suçtur. Katile 'katil', fahiseye 'fahise' demek hakkina kimse sahip degildir. Bu dogru olsa bile. Zaten yalan ise, belirli sartlarla iftira suçu söz konusu olabilir. Dolayisiyla bir kimseye onur, seref ve sayginligini rencide edecek söz söylemek, yakistirmada bulunmak 'hakaret' suçunu olusturur.
Dogru olan hakaretin ispatina kural olarak kanun imkân vermez. Ancak suç olusturan fiil bir kimseye yüklenerek hakaret edilmisse, örnegin 'Sen falanca tarihte, falanca kimseden rüsvet aldin' gibi, bu takdirde suç olusturan fiilin ispati halinde kisiye ceza verilmez. Bunun disindaki hallerde ispat isteminin kabulü, ancak kisiye yüklenen fiilin dogru olup olmadiginin anlasilmasinda kamu yararinin bulunmasina veya sikâyetçinin ispata razi olmasina bagli. Kamu görevlisinin rüsvet aldigi ispat olunca hakarette bulunana ceza verilmeyecek ise de, hakaret eden kisi ispat edilmis fiilinden söz ederek kisiye yine hakarette bulunursa, cezaya hükmedilecektir (md. 127).
Hakaret suçu kisinin yüzüne karsi islenebilecegi gibi, yoklugunda da islenebilir. Kanunumuz bu ikinci hususa 'giyabinda hakaret' demekte ve bu tür hakaretin cezalandirilabilmesi için en az üç kisiye hakareti olusturan sözlerin söylenmesini aramaktadir. Dolayisiyla bir veya iki kisiye bir kimse hakkindaki tahkir edici sözlerin söylenmesi suç olusturmamakta. Bu üç kisinin bir arada olmasi veya her birine ayri ayri söylenmesi mümkün (md. 125). Hakaret magduru muhatap alan sesli, yazili veya görüntülü bir iletiyle de islenebilir (md. 125/2). Hakaret aleni olarak islenirse, yani belirli olmayan ve birden fazla kisiler tarafindan algilanabilir olursa, faile verilecek ceza artirilacak; basin ve yayin yoluyla hakarette de daha agir ceza verilecektir (md. 125/4).

79- Hakaret ve sövmenin cezasi nedir?
Bir kimsenin yüzüne karsi onur, seref ve sayginligini rencide edecek somut fiil ve olgular isnat eden veya yakistirmalarda bulunan veya söven kisi üç aydan iki yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 125).
Bu ceza hem erteleme siniri içindedir, hem de hapis yerine adli para cezasi veya kamu yararina bir iste çalisma gibi bir tedbir de uygulanabilir.

80- Ad vermeden hakaret de suç mu?
Olur. Hakaret suçunun islenmesinde magdurun ismi açikça belirtilmemis veya bir kimseye bir fiili isledigi isnadi üstü kapali geçistirilmis olsa bile, eger niteliginde ve magdurun sahsina yönelik bulundugunda duraksanmayacak bir durum varsa hakaret suçu olusacaktir (md. 126).

81- Kizdigi için küfreden de ceza alir mi?
Hakaret, haksiz fiile tepki de olsa suç.
Ancak kanun bu durumda cezanin indirilmesine olanak tanidigi gibi, hâkime ceza vermeme yetkisini de vermistir (md. 129/1). Kasten yaralamaya tepki olarak hakerete ceza verilmez. (md. 129/2).
Hakaret suçunun karsilikli olarak islenmesi halinde, olayin mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkinda verilecek ceza indirilebilecegi gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir (md. 129/3).

82- Ölüye hakaret suç mudur?
Bu suça 'kisinin hatirasina hakaret' adi verilir. Hakaret olusturan sözlerin en az üç kisiye söylenmesi gerekmektedir (md. 130/1).

83- Santaj nedir, cezasi ne kadardir?
Bir kimsenin seref veya sayginligina zarar verecek hususlarin açiklanacagi tehdidiyle menfaat temini; failin hakki olan veya yükümlü oldugu bir seyi yapacagindan veya yapmayacagindan söz etmesi santaj olarak tarif edilir. Örnegin, kisinin suç islemis birini, ihbar edeceginden bahisle, kendisine bir menfaat teminine zorlamasi halinde santaj suçu olusur. Yine, bir gazetecinin siyasi bir sahsiyeti kendisine belli bir miktar para verdigi takdirde hakkinda öne sürülen yolsuzluk iddialarini haber konusu yapmayacagindan bahisle, menfaat teminine zorlamasiyla santaj suçu olusur (md. 107).

Kadina ev kiralamayana ne olur?
84- Haksiz arama nedir?
Hukuken sartlari gerçeklesmemesine ragmen bir kimsenin üstünün veya esyasinin aranmasi durumunda, aramayi yapan kamu görevlisi cezalandirilacaktir (md. 120).

85- Dilekçe hakkini kullanmayi engelleyene ne olur?
Kisinin belli bir hakki kullanmak için yetkili kamu makamlarina verdigi dilekçenin hukuki bir neden olmaksizin kabul edilmemesi suçtur (md. 121).

86- Ayrimcilik suçu nedir?
Kanunda yeni düzenlenen suç tiplerinden biri de 'ayirimcilik suçu'dur. Kanunumuzun 122. maddesine göre, kisiler arasinda dil, irk, cinsiyet, siyasi düsünce, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrim yaparak,
a) bir tasinir veya tasinmaz malin satilmasini, bir hizmetin icrasini engelleyen veya kisinin ise alinmasini-alinmamasini yukarida sayilan hallerden birine baglayan,
b) besin maddelerini vermeyen, kamuya arz edilmis bir hizmeti yapmayi reddeden,
c) kisinin olagan bir ekonomik etkinlikte bulunmasini engelleyen kimse hakkinda alti aydan bir yila kadar hapis veya adli para cezasi verilir. Böylece örnegin kadinlara ev satmayan, kadinlari cinsiyetleri dolayisiyla ise almayan veya Türk olmadigi için bir kimsenin pazarda çalismasina müsaade etmeyen kimseler suç islemis olacaklardir.

 

Insan denek olur mu?
Tedavi amaçli deneme sartlari: Bilinen tibbi yöntemler ise yaramiyor olacak, hasta onay verecek ve tedavi hastane ortaminda uzman hekim tarafindan uygulanacak

87- Insan üzerinde deneme ve deney yapmak suç mudur?
Kanunumuz özellikle ilaç denemeleri bakimindan kötüye kullanmalari önlemek açisindan yeni bir hüküm getirmistir. Buna göre, insan üzerinde bilimsel bir deney ile tedavi amaçli deneme yapilmasi kural olarak serbest olmakla beraber, bunun kanunda yazili sartlara uygun olarak yapilmasi gerekmektedir.
Tedavi amaçli denemeden kasit, hasta olan bir insan üzerinde yapilan denemedir. Burada bilimsel amaçli deney sonuçlari, henüz bir kesinlige varmasa da, hastaligin tedavisi konusunda ulastigi bazi somut faydalarindan yola çikarak hasta bir insana uygulanmaktadir. Bunun suç olusturmamasi için, hastanin rizasinin olmasi ve bilinen tibbi müdahale yöntemlerinin sonuç vermeyeceginin anlasilmasi gerekir. Tedavinin de uzman hekimce bir hastane ortaminda yapilmasi sarttir.

Menfaat teminiyle deney yasak
Deney terimi, bilimsel çalismanin ilk asamalari için kullanilir. Insan üstünde deney kosullari:
Kisinin rizasi olacak, menfaat temin edilmemis olacak, önceden izin alinacak, deney insan disi ortamda veya hayvanlar üzerinde yapilmis olacak, bilimsel veriler deneyin insana uygulanmasini gerekli kilacak, deney insan sagligi üzerinde öngörülebilir zararli ve kalici bir etki birakmayacak, insan onuruyla bagdasmayacak ölçüde aci verici yöntem yasak ve varilmak istenen amaç, kisiye yüklenen külfete daha agir basacak....

'Çok açtim, ekmek çaldim'
88- Hirsizligin cezasi nedir?
Hirsizligin cezasi bir yildan üç yila kadar hapistir (md. 141). Ancak kamu kurumlarinda, ibadete ayrilmis yerlerde, halkin yararlanmasina sunulmus ulasim araci içinde hirsizlik suçu islenmesi durumunda iki yildan bes yila kadar hapis cezasina hükmolunur. Ayni ceza âdet geregi açikta birakilmis esya (otomobiller gibi), bir afetin zararlarini önlemek veya hafifletmek amaciyla hazirlanan esya hakkinda ve elektrik enerjisi hakkinda hirsizlik suçunun islenmesi halinde de verilecektir (md. 142/1).
Yankesicilik, kapkaç, taklit anahtar, bilisim sistemlerini kullanarak hirsizlik suçunun islenmesi halinde fail üç yildan yedi yila kadar hapis cezasina çarptirilacaktir (md. 142/2).
Yine hirsizlik suçunun gece vakti islenmesi halinde verilecek ceza artirilacaktir (md. 143).

89- Çalinan malin degeri az olsa bile ceza gerekir mi?
Hirsizlik suçunun konusunu olusturan malin degerinin azligi nedeniyle, verilecek cezada indirim yapilabilecegi gibi, hâkime tamamen ceza vermekten vazgeçme hakki da taninmistir.

90- Ekmek çalan da ceza alir mi?
Kural olarak evet.
Ancak, kanunumuz bu konuda bir imkân tanimistir. Buna göre, hirsizlik suçunun agir ve acil bir ihtiyaci karsilamak için islenmesi halinde, olayin özelligine göre, verilecek cezada indirim yapilabilecegi gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir (md. 147).

'Ben bir dedektifim de...'
91- Dedektiflik soyut olarak Türk Ceza Kanunu'nda bir suç olarak düzenlenmemistir. Ancak dedektiflik faaliyeti içerisinde yapilabilecek bazi faaliyetlerin suç olacagi açiktir.
Örnegin, telefon dinleme, aleni olmayan konusmalarin dinlenmesi ve kaydedilmesi, özel hayatin gizliliginin ihlali ve hukuka aykiri olarak kisisel verilerin kaydedilmesi suçlari dedektiflik faaliyeti çerçevesinde islenebilecek suçlardandir. Hatta, kanunumuzun 133/3. maddesi kisiler arasindaki konusmalarin dinlenmesi ve kayda alinmasi suretiyle elde edilen bilgilerden yarar saglanmasi veya bunlarin baskalarina verilmesi veya diger kisilerin bilgi edinmelerinin temin edilmesini cezayi artiran bir sebep olarak düzenlemistir.
Bu nedenle, özel bir mevzuat ile dedektiflik faaliyeti hukuka uygun kilinmadigi müddetçe, dedektifligin bizzat kendisi degil, ancak yukaridaki faaliyetleri suç olusturacaktir.

Iletisim özgür mahremiyet koruma altinda
92- Israrli telefonlar ve gürültü suç mu?
Sirf huzur ve sükûnunu bozmak amaciyla bir kimseye israrla telefon edilmesi, gürültü yapilmasi veya baska bir hukuka aykiri davranista bulunmasi halinde faile 3 aydan 1 yila kadar hapis cezasi verilecektir (md. 123).

93- Haberlesme gizliligini ihlal nedir?
Posta kutusundaki mektuplarin yirtilmasi, bir kisiye gönderilen mektuplarin ilgilisine verilmeyerek çöp kutusuna atilmasi, telefon hatlarinin kesilmesi veya olusturulan manyetik alanla telefon görüsmelerinin yapilamaz hale getirilmesi gibi fiiller bu suçu olusturacaktir (md. 124).
Maddede ayrica her türlü basin ve yayin organinin yayininin hukuka aykiri bir sekilde engellenmesi de cezalandirilmaktadir. Böylece bir gazete veya derginin dagitiminin ya da bir radyo veya televizyon yayininin hukuka aykiri bir sekilde engellenmesi durumunda bu suç olusacaktir (md. 124/3).

94- Telefon dinlemek suç mudur?
Evet. Telefon dinleme Ceza Muhakemesi Kanunu 135. madde geregince ancak hâkim veya gecikmesinde sakinca bulunan hallerde cumhuriyet savcisinin karariyla süpheli veya sanik hakkinda uygulanabilecek bir tedbirdir.
Bu madde disinda, kisiler arasindaki haberlesmenin gizliliginin ihlali kanunumuz tarafindan suç olarak belirlenmistir. Haberlesme içeriginin hukuka aykiri olarak ifsasi durumunda ise faile verilecek ceza artirilacaktir. Ayni sekilde kendisiyle yapilan haberlesmelerin içerigini diger tarafin rizasi olmaksizin alenen ifsa eden kimseye de alti aydan iki yila kadar hapis veya adli para cezasi verilecektir. Haberlesme içeriginin basin ve yayin yolu ile yayimlanmasi halinde ise ceza yari oraninda artirilacaktir (md. 132).

95- Konusma kaydetmek suç mudur:
Aleni konusmalari kaydetmek suç degildir. Buna karsilik kisiler arasindaki aleni olmayan konusmalari, taraflardan herhangi birinin rizasi olmaksizin bir aletle dinlemek veya bunlari bir ses alma cihazi ile kaydetmek iki aydan alti aya kadar hapis cezasi ile cezalandirilmaktadir. Kisi aleni olmayan söylesinin tarafi da olabilir, yani söylesiye katilan kimselerden biri de olabilir. Bu durumda da diger konusanlarin rizasi olmadan söylesiyi kayda almak suç olusturmaktadir. Bu dinleme veya kayitlari kullanarak yarar saglayan veya bunlari baskalarina veren veya diger kisilerin bilgi edinmelerini temin eden kisi de alti aydan iki yila kadar hapis ve 1000 güne kadar adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 133).
Konusmanin aleni olup olmadigini belirlemek bakimindan, konusmanin baskalari tarafindan ancak özel gayret gösterilerek duyulabilecek olmasi aranir. Dolayisiyla kamuya açik bir yerde de iki kisi arasinda yapilan özel konusmalar aleni degildir.

96- Özel hayatin gizliligi var midir, nedir?
Eski kanunumuzda bu konuda bir hüküm bulunmamakta ve sorun ancak tazminat hukuku (veya hakaret suçu) çerçevesinde ele alinmaktaydi. Yeni kanunumuz ise böyle bir suç tipi kabul etmis bulunmaktadir.
Buna göre gizli yasam alanina girerek veya baska suretle baskalari tarafindan görülmesi mümkün olmayan bir özel yasam olayinin saptanmasi ve kaydedilmesi cezalandirilmaktadir (md. 134/1).
Kisilerin özel hayatina iliskin görüntü veya seslerin ifsa edilmesi durumunda, bu görüntü ve sesler hukuka uygun olarak da, hukuka aykiri olarak da elde edilmis olsun, suç olusturmaktadir (md. 134/2).

97- Kisiler hakkinda bilgi toplamak suç mudur?
Kisilerle ilgili bilgiler ancak mevzuat tarafindan izin verilen hallerde kayit altina alinabilir. Hukuka aykiri olarak kisisel verilerin kaydedilmesi halinde faile alti aydan üç yila kadar hapis cezasi verilecektir (md. 135/1).
Yine kanunlarda özellikle suçlulukla mücadele baglaminda, suç ve suçlularin ortaya çikarilmasini saglamak amaciyla izin verilen hallerde, kisinin ahlaki egilimlerine, cinsel yasamlarina, saglik durumlarina veya sendikal baglantilarina iliskin bilgilerin kayit altina alinmasina izin verilebilir. Bu hallerin disinda kisilerin siyasi, felsefi veya dini görüslerine, irki kökenlerine; hukuka aykiri olarak ahlaki egilimlerine, cinsel yasamlarina, saglik durumlarina veya sendikal baglantilarina iliskin bilgilerin kisisel veri olara kaydedilmesi suç olusturmaktadir (md. 135/2).

98- Geçici bir süre için mal çalinmasi da hirsizlik midir?
Evet. Ancak kanunumuz bu durumda failin cezasinin indirilmesini öngörür. Bununla beraber, mal suç islemek için kullanilmissa, örnegin bir otomobilin banka soymak için çalinmasindaki gibi, bu takdirde faile otomobil hirsizligi dolayisiyla verilecek cezada indirim yapilmayacaktir (md. 146).

99- 'Gasp'in cezasi nedir?
Kanunumuz gasp suçuna 'yagma' adini vermektedir. Buna göre bir kimseyi tehdit ederek veya cebir kullanarak bir mali teslime veya malin alinmasina karsi koymamaya mecbur kilan kisi alti yildan on yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir (md. 148/1). Bir kimseden zorla senet alan veya senet haline getirilebilecek bir kâgidi imzalamaya veya olan bir senedi imhaya zorlama halinde de ceza aynidir. (md. 148/2).

100- Kisi kendi hakkini polise basvurmadan kendisi alabilir mi?
Örnegin, borçlusundan borcunu kisi kendisi alabilir mi? Hayir. Hukuk düzeni böyle bir seye müsaade etmez. Kisi alacagini hukuksal yollardan temin etmelidir.
Buna karsilik alacagini kendisi zor kullanmadan almasi durumunda hirsizlik; zor kullanarak almasi durumunda yagma; hile kullanarak almasi durumunda ise dolandiricilik suçu olusur.

'Hakkimi aldim, hirsiz oldum'
Ancak elbette, bu tür hallerde esasen kisinin bir hakkini almasi söz konusu oldugundan failin cezasi normal hirsizlik, gasp veya dolandiriciliga nazaran daha hafiftir.

101- Akil hastasini basibos birakan cezalandirilabilir mi?
Kanunumuza göre, akil hastasi üzerindeki bakim ve gözetim yükümlülügünü, baskalarinin hayati, sagligi veya malvarligi bakimindan tehlikeli olabilecek sekilde ihmal eden kisi, alti aya kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 175).
Bu suçun gerçeklesebilmesi için baskasinin hayatina, sagligina veya malvarligina bir zarar gelmesi aranmamakta, bu haklara yönelik bir tehlikenin bulunmasi yeterli görülmektedir.

102- Hayvanlari basibos birakan da cezalandirilabilir mi?
Elbette. Gözetimi altinda bulunan hayvani baskalarinin hayati veya sagligi bakimindan tehlikeli olabilecek sekilde serbest birakan veya bunlarin kontrol altina alinmasinda ihmal gösteren kisi alti aya kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 177). Burada henüz bir kimseye zarar verilmemesine ragmen kisinin cezalandirilmasi söz konusudur.
Buna karsilik serbest birakilan veya kontrol altina alinmayan hayvan bir kimseye zarar vermis, örnegin isirmissa, o takdirde fail artik bu maddeden degil, baskasini yaralamadan ötürü sorumlu tutulur.

103- Halka bozuk gida satmanin cezasi nedir?
Kisilerin hayatini ve sagligini tehlikeye sokacak biçimde bozulmus, degistirilmis her türlü yenilecek veya içilecek seyleri veya ilaçlari satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yildan bes yila kadar hapis ve adli para cezasi verilir (md. 186).
Bu seylerden dolayi kisilerin sagligina veya hayatina yönelik bir zarar meydana geldigi takdirde, fail yaralama veya öldürmeden dolayi sorumlu tutulacaktir.

Cüzdandan para alan evlat
104- Babasinin cüzdanindan para çalan evlat cezalandirilir mi?
Evladin bu eylemi aslinda hirsizlik suçunu olusturmaktadir.
Ancak kanunumuz esler, üstsoy ile altsoy ve ayni konutta beraber yasayan kardesler arasinda hirsizlik suçunun cezalandirilmayacagini hükme baglamistir (md. 167/1).

105- Son pismanlik fayda eder mi?
Kanunumuza göre kural olarak 'son pismanlik fayda etmez.'

Pismanligin ise yaradigi yerler
Ancak bazi suçlar bakimindan pismanliga deger taninir. Örnegin, hirsizlik, dolandiricilik gibi suçlarda, suçlar tamamlandiktan, fakat bu nedenle hakkinda kovusturma baslamadan önce, pismanlik göstererek magdurun ugradigi zararin geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi halinde cezanin indirilmesi mümkün (bkz. md. 168).

Is sahibi, tedbir almaya mecbur
106- Insaat sirasinda tedbir almamak suç mudur?
Evet. Insaat veya yikim faaliyeti sirasinda insan hayati veya beden bütünlügü bakimindan gerekli tedbirlerin alinmasi gerekmektedir.
Bu tedbirler alinmadigi takdirde kisi, üç aydan bir yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 176).

107- Gerekli isaret ve engelleri koymayan karayolu görevlileri, belediye yetkilileri veya insaat sahipleri de cezalandirilabilir mi?
Herkesin gelip geçtigi yerlerde yapilmakta olan islerden veya birakilan esyadan dogan tehlikeyi önlemek için gerekli isaret veya engelleri koymayan kisi iki aydan alti aya kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir.
Bu isaret veya engelleri kaldiran veya bunlarin yerini degistiren kimseler de ayni sekilde cezalandirilacaktir (md. 178).

'Yalanci kooperatifçi'
108- Kooperatifler veya sirketler hakkinda yanlis bilgi sunanlar suç islemis olur mu?
Kooperatifler veya sirketler hakkinda kamuya yapilan beyanlarda veya genel kurula sunulan raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara ugramasina neden olabilecek nitelikte gerçege aykiri önemli bilgiler veren veya verdiren ilgili kimseler alti aydan üç yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 164).

Belediyeler iki yil sonra çevreci olacak!
109- Zararli atiklari Türkiye sinirlarindan sokan kisiler cezalandirilabilir mi?
Evet. Kanunumuza göre, atik veya artiklari izinsiz olarak ülkeye sokan kisi bir yildan üç yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir (madde 181/2).

110- Çevreyi kirleten belediye ve fabrikalara ceza verilebilecek mi?
Evet. Ilgili kanunlarda belirlenen teknik usullere aykiri olarak ve çevreye zarar verecek sekilde, atik veya artiklari topraga, suya veya havaya kasten veren kisi önceden sadece idari yaptirima tabi tutulurken, artik alti aydan iki yila kadar hapis cezasina çarptirilabilecektir (md. 181).
Ne var ki kanunumuzun getirdigi bu yaptirim ancak iki yil sonra uygulanabilecektir. Zira belediyelerin ve fabrikalarin hazirlanmasi bakimindan bu hükmün yürürlügü iki yil ertelenmistir (md. 344).

Gecekonduya ceza devri
111- Gecekondu insa etmek Türk Ceza Kanunu'na göre suç mu?
Kanunumuzun 184. maddesi hükmünden önce gecekondu yapmak suç olusturmamakta, sadece gecekondu yikilmakta ve gecekondu sahibinin tazminat sorumlulugu bulunmaktaydi. Ancak Türkiye'de yayginlasan imar kirliligi ile etkin mücadele bakimindan kanunumuz artik yapi ruhsatiyesi alinmadan veya ruhsata aykiri olarak bina yapma veya yaptirmayi suç olarak belirlemis bulunmaktadir.

112- Belediyelerin gecekondulara iliskin sorumluluklari neler?
Henüz yapi ruhsatiyesi olmaksizin baslatilan insaatlar dolayisiyla kurulan santiyelere elektrik, su veya telefon baglantisi yapilmasina müsaade eden kisi de imar kirliligi suçu islemis olur (md. 184).
Ancak burada henüz santiye durumunda olan yerlere elektrik, su veya telefon baglantisi yapilmasi cezalandirilmaktadir. Buna karsilik bitmis binalara bu baglantilarin yapilmasi bu suçu olusturmayacaktir. Bu tip yerlere telefon, su veya elektrik baglantisinin yapilmasi görevi kötüye kullanma suçunu olusturur (md. 257).

'Komsuya su bagladi, hapiste'
Bu baglantilar kamu görevlileri tarafindan degil de, örnegin komsu tarafindan da yapilmis olursa, bu kez bu kimseler söz konusu madde geregince sorumlu olacaklardir. Ancak burada da 'son pismanligin fayda ettigi' hallerden biri vardir.
Buna göre, kisinin, ruhsatsiz ya da ruhsata aykiri olarak yaptigi veya yaptirdigi binayi imar planina ve ruhsatina uygun hale getirmesi halinde, kamu davasi açilmaz, açilmis olan kamu davasi düser, hatta kisi mahkûm olmussa, ceza bütün sonuçlariyla ortadan kalkar.

113- Yagmurlu günlerde araciyla kaldirimdaki yayalara kasten su siçratan kimse ceza görebilir mi?
Evet. Bu durumda baskasinin malini kirletme söz konusu olur ve fail dört aydan üç yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir. Baskasinin binasinin duvarina yazi yazma, afis veya ilan yapistirma veya resim yapma durumunda da ayni suç islenmis olur (md. 151/1).

114- Parasi olmadigi halde bir lokantada yemek yiyip ücretini ödemeyen kisi suç islemis olur mu?
Olur. Burada kanunumuz dolandiricilik suçunun olustugunu kabul etmektedir ve faile bir yildan bes yila kadar hapis ve ayrica adli para cezasi verilir (md. 157).

115- Buldugu bir seyi kullanan kisi suç islemis olur mu?
Evet. Kaybedilmis olmasi nedeniyle sahibinin elinden çikmis olan veya hata sonucu ele geçirilen esyanin iade edilmesi veya yetkili mercilere bildirilmesi gerekir.
Bunlari yapmaksizin esya üzerinde malik gibi tasarrufta bulunan kisi bir yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 160).

116- Telefon hatlarina saplama yapmak, otomatlardan ödeme yapmadan yararlanmak, sifreli yayinlari ücretsiz izlemek suç mudur?
Telefon hatlarindan, sifreli veya sifresiz yayinlardan sahibinin veya zilyedinin rizasi olmaksizin yararlanan kisiye alti aydan iki yila kadar hapis cezasi veya adli para cezasi verilir (md. 163/2).
Otomatlar araciligi ile sunulan ve bedeli ödendigi takdirde yararlanilabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanan kisiye ise iki aydan alti aya kadar hapis veya adli para cezasi verilir (md. 163/1).

'Çektim kafayi, siktim havaya'
117- Silahla ates etmek, sadece birine zarar verince mi suç olur?
Öncelikle silah ruhsatsiz ise, 6136 sayili kanuna aykirilik söz konusu olacagindan suçtur. Ikinci olarak kanunumuz kisilerin hayati veya sagligi bakimindan tehlikeli olacak biçimde ya da kisilerde korku, kaygi veya panik yaratabilecek tarzda silahla ates edilmesi durumunda, birine zarar verilmese bile failin alti aydan üç yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilmasini öngörmektedir (md. 170/1). Buna karsilik, kimsenin bulunmadigi issiz veya bu is için ayrilmis mekânlarda ates edilmesi, bu suçu olusturmayacaktir.

Cadde yarisi hapis getirir
118- Yeni Türk Ceza Kanunu'nda alkollü araç kullananlari caydiracak yaptirimlar var midir?
Kanunumuzun 179/3. maddesine göre, alkol veya uyusturucu madde etkisiyle ya da baska bir nedenle emniyetli bir sekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasina ragmen araç kullanan kisi de iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. Bu ceza baskasina hiçbir zarar verilmese dahi uygulanabilecek bir cezadir.
Eger alkollüyken dikkatsizlik, tedbirsizlik sonucu bir kimsenin yaralanmasina veya ölümüne sebebiyet verilirse, bu takdirde verilen ceza daha agir olmaktadir. Bu durumda örnegin bir kimsenin ölümüne sebebiyet verildigi takdirde, normalde 3 yil olan ceza daha yukari hadden örnegin 6 yildan takdir edilebilecek, bu ceza da yarisina kadar artirilabilecek, böylece 9 yil ceza verilebilecektir. Bu ceza adli para cezasina çevrilemeyecektir (md. 85, 22, 50).

119- Bagdat Caddesi'nde yaris yapan gençler cezalandirilabilir mi?
Evet, hem de agir bir ceza ile: Türk Ceza Kanunu'nun 179/2 maddesi, bu durumda iki yila kadar hapis cezasi öngörmektedir.
Bu kimselerin cezalandirilabilmesi için ayrica bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasina sebebiyet vermeleri sarti aranmamaktadir.

Uyusturucuya karsi politikalar
120- Uyusturucu kullanan kisiler hakkinda ne türlü cezalar var?
Kanunumuz izlenen suç politikasi geregi çok radikal bir adim atarak, uyusturucu veya uyarici madde kullanmak degil, kullanmak için uyusturucu veya uyarici madde satin almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilleri suç olarak tanimlanmistir.
Uyusturucu kullanan kisi, aslinda tedavi ve terapiye ihtiyaç duyan bir kisidir. Bu nedenle uyusturucu madde kullanan kisinin, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasi gerektigi kabul edilmistir.
Uyusturucu madde kullanan bir kisi hakkinda kullanmak için uyusturucu veya uyarici madde satin almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayi hükmolunan ceza, ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamasi halinde infaz edilir (md. 191).

Ihbarla gelen kolayliklar
Kullanmak için uyusturucu madde satin alan, kabul eden veya bulunduran kisi, resmi makamlar tarafindan haber alinmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettigini merciine haber vererek suçlularin yakalanmalarini veya uyusturucu maddenin ele geçirilmesini kolaylastirirsa hakkinda cezaya hükmolunmaz (md. 192/2).

121- Tinercilere tiner satmak suç mudur?
Saglik için tehlike olusturabilecek örnegin sigara, alkol, tiner gibi maddeleri çocuklara ve akil hastalarina veya uçucu madde kullananlara veren veya tüketimine sunan kisi, alti aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilacaktir.

122- Elindeki paranin sahte oldugunu anlayan kisi ne yapmalidir?
Sahte parayi üretmese bile sahte parayi bilerek kabul eden kisi suç islemis olur. Bunun disinda, sahteligini bilmeden kabul ettigi parayi bu niteligini bilerek kullanan kisi de cezalandirilir (md. 197). Bu nedenle, elindeki paranin sahte oldugunu anlayan kisi, parayi en yakin polis karakoluna götürerek teslim etmelidir.

123- Kullanilmis posta pulunun üzerindeki damgayi silerek tekrar kullanmak suç olusturur mu?
Olur. Kanunumuza göre damga pulu, posta pulu veya bir vergi veya harcin ödendigini belgelemek amaciyla kullanilan pullarin, üzerindeki kullanildigina dair isaret silinerek tekrar kullanilmasi halinde sahte damgayi tedavüle koymak suçu olusur. Bu suç saptandiginda faile bir yildan bes yila kadar hapis ve adli para cezasi verilir (md. 199).

125- Din özgürlügünü engellemenin cezasi nedir?
Bir kimsenin dini, siyasi, sosyal, felsefi düsünce ve kanaatlerini açiklamaya veya degistirmeye zorlamak ya da bunlari açiklamaktan, yaymaktan men etmek; toplu dini ibadet ve ayinleri engellemek 3 yila kadar hapis cezasiyla cezalandirilacak (md. 115).

126- Dini degerleri asagilamak suç mudur?
Kanunumuz halkin bir kesiminin benimsedigi dini degerlerin asagilanmasini suç olarak kabul etmistir. Ancak failin cezalandirilabilmesi için asagilamanin aleni yapilmasi ve fiilin kamu barisini bozmaya elverisli olmasi aranacaktir. Bu nedenle, aleni de olsa yapilan asagilama fiili toplumdaki barisi bozmaya elverisli degilse suç olusmayacaktir (md. 216).

127- Misyonerlik suç mudur?
Hayir. Aksine dini düsünce ve kanaatleri yaymaktan men etmek suçtur (md. 115).

128- Hasta olmadigi halde bir kimseye hatira binaen hasta raporu veren doktor cezalandirilir mi?
Evet. Gerçekte hasta olmayan bir kimseye doktor raporu verilmesi durumunda gerçege aykiri belge düzenlenmesi söz konusudur ve doktor üç aydan bir yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. Düzenlenen belge kisiye haksiz bir menfaat sagliyor veya kamunun ya da kisilerin zararina bir sonuç dogurucu nitelik tasiyorsa doktor resmi belgede sahtecilikten ötürü cezalandirilacaktir (md. 210).

Izinsiz kredi karti kullanimi
129- Baskasinin banka veya kredi kartinin kullanilmasi hirsizlik suçunu mu olusturur?
Hayir. Kanunumuz bu konuya iliskin açik bir düzenleme yapmistir. Buna göre baskasina ait bir banka veya kredi kartini ele geçiren veya sahibinin rizasi olmaksizin kullanarak bir yarar saglayan kimse üç yildan alti yila kadar hapis cezasi ve adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 245/1). Banka veya kredi karti sahte olarak olusturularak kullanilmis ve bu suretle bir yarar saglanmissa faile verilecek ceza dört yildan yedi yila kadar hapis cezasidir (md. 245/2).

130- Isinin olmayacagi veya zor olacagini ima ederek vatandastan menfaat temin eden kamu görevlisinin eylemi hangi suçu olusturur?
Memurun normalde yapmasi gereken isi için vatandasi para vermeye zorlamasi durumunda, rüsvet degil, irtikap adi verilen suç olusur. Bu olaylarda vatandas rüsvetten farkli olarak isini para ile gördürmek istememekte, is yaptirabilmek için para vermek zorunda kalmaktadir. Buradaki zor bir cebir veya siddet manasindaki zor degil, manevi bir zorlamadir.

'Biçak parasi'
Bu takdirde kamu görevlisine bes yildan on yila kadar hapis cezasi verilir. Yargitay'in degisik yönde kararlari olmakla beraber, bunun tipik örnegi hastanelerde ameliyat için doktora verilen 'biçak parasi'dir.
Burada hasta rüsvet vererek ameliyat olmayi istememekte, doktorun 'aksi takdirde ameliyatini yapmam' veya 'asistan doktor yapar' gibi manevi zorlamalari neticesinde parayi vermek zorunda kalmaktadir.

131- Rüsvet suçunu memur olmayanlar da isleyebilir mi?
Rüsvet suçu esasen bir memur, kamu görevlisi suçudur. Kamu görevlisi olmayan kimseler bu suçu isleyemezler.
Ancak kanunumuz yerinde bir düzenlemeyle hukukumuzda ilk defa kooperatifler, halka açik anonim sirketler gibi bazi kurumlar için hukuki iliski tesis etmeye yetkili kimselerin temin ettikleri menfaati de rüsvet kapsamina sokmus bulunmaktadir. Böylece örnegin bir kooperatif yöneticisinin ya da anonim sirket yöneticisinin mal aliminda haksiz menfaat temin etmesi halinde, kendisi memur olmasa dahi rüsvet suçundan dolayi cezalandirilabilecektir (md. 252/4).

132- Tefecilik faaliyeti suç mudur? Suçsa cezasi nedir?
Tefecilik suçtur. Tefecilikten anlasilmasi gereken, kazanç elde etmek maksadiyla baskasina ödünç para verilmesidir ve bu eylemi yapan kimseler iki yildan bes yila kadar hapis ve bes bin güne kadar adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 241). Bu suç 'senet kirdirma' denen usulle de islenebilir. Örnegin, henüz vadesi gelmemis bir bononun vadesinden önce baskasina verilerek karsiliginda bono üzerinde yazili meblagdan daha az bir paranin alinmasi durumunda tefecilik suçu olusur. Bu madde ile kazanç elde etmek amaciyla baskasina ödünç para veren kisi cezalandirilirken, ödünç para alan kisi cezalandirilmamaktadir.

Borçtan hapse girilmez
133- Borcumu ödeyemiyorum, hapse girer miyim?
Hayir. Hukuk sistemimizde, borcunu ödememekten dolayi hapis cezasi yoktur. Ancak mal beyaninda bulunmama durumunda hapis cezasi öngörülmektedir. Kisi dogru mal beyaninda bulundugu takdirde kendisine ceza verilmez. Borçlu hakkinda malvarligi varsa ancak haciz islemi uygulanabilir, ayrica hapis cezasi uygulanamaz. Anayasamizin 38. maddesine göre de, "hiç kimse, yalnizca sözlesmeden dogan bir yükümlülügü yerine getirememesinden dolayi özgürlügünden alikonulamaz".

134- Sapka Kanunu'na muhalefet suç mudur?
Evet. Kanunumuzun 222. maddesine göre Sapka Iktisasi Hakkinda Kanun'a aykiri hareket edenlere iki aydan alti aya kadar hapis cezasi verilir.

Havada uçak, karada tren
Kara araçlarini kaçirmak bir yildan üç yila, deniz veya demiryolu araçlarini kaçirmak iki yildan bes yila kadar hapis gerektirir. Hava ulasim aracini kaçirmanin cezasi ise 5-10 yil arasinda hapis

135- Uçak kaçirmanin cezasi nedir?
Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykiri baska bir davranisla bir hava ulasim aracinin hareket etmesini engelleyen veya bu araci gitmekte oldugu yerden baska yere götüren kisi, bes yildan on yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir (md. 223).

136- Kara, deniz veya demiryolu ulasim araci kaçirana ne ceza verilir?
Kara aracini kaçirana bir yildan üç yila; deniz veya demiryolu ulasim aracini kaçirana ise iki yildan bes yila kadar hapis cezasi verilir (md. 223).

137- Kanunlara uymamaya tahrik suç mu?
Evet. Halki kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kisi, tahrikin kamu barisini bozmaya elverisli olmasi halinde alti aydan iki yila kadar hapis veya adli para cezasi ile cezalandirilir (md. 217).

Kanunsuzlar övülür mü?
138- Suçu, suçluyu övmek suç olur mu?
Olur. Kanunumuza göre islenmis olan bir suçu veya islemis oldugu suçtan dolayi bir kimseyi öven, iki yila kadar hapis cezasi ile cezalandirilir. Islenmis olan bir suçun failini veya kanuna uymayan kisiligini, sirf suç islemesi sebebiyle övme de böylece bu kapsamda degerlendirilecektir. Ancak gerek bir suçun gerekse bir suçlunun övülmesi suçunun gerçeklesebilmesi için övme eyleminin alenen yapilmasi gerekir. Yani belirsiz sayida kisinin duyabilecegi sekilde olmasi gerekmektedir.

139- Bir örgüt kurarak suç isleyenler nasil cezalandirilir?